
2023 yılını bitirip 2024 yılına girerken milenyum sonrası Dünya nereden nereye geldi incelemek faydalı olacak diye düşünerek bu ayki yazımızı bu değerlendirmeye ayırdım. İstatistikleri, Dünya Bankası, OECD ve diğer bazı veri tabanlarından yararlanarak oluşturdum.
İlk başta Dünya nüfusunun geldiği noktaya bakalım. 2000 yılında Dünya nüfusu 6,14 milyarken, 2022 yılı sonunda bu değer 7,95 milyara ulaşmış durumda. Ancak istatistikleri incelediğimizde nüfus artış hızı bu 22 yıl içinde %1,4’ten %0,8’e gerilemiş. Bu oranlarla gidersek 2050 yılında toplam nüfusumuz 10 milyarı aşmış olacak. Bu değer, 2000 yılı nüfusunun neredeyse iki katına ulaşacağını gösteriyor ve en kaba haliyle 25 yıl sonra hayatta kalabilmek için 2 kat kaynağa ihtiyacımız olacağı anlamına geliyor.
2000 yılında kırsalda yaşayanların toplam nüfusa oranı %53 iken 2008 yılında Dünya tarihinde ilk kez bu oran %50’nin altına indi ve 2022 yılına gelindiğinde %43’e kadar düştü. İnsanoğlu daha konforlu ve rahat yaşamak için şehirlere göç ediyor. Ancak tarımsal üretimi bir kenara bırakıp kalabalıklar halinde şehirlerde yaşamak daha fazla kaynak ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Bu durumda insanlık kendini doyurmak için alternatif tarımsal üretim yöntemleri veya gıdalar bulmak zorunda.
Milenyum sonrası doğadaki değişime baktığımızda nüfusun ve sanayileşmenin artışına bağlı olarak değerlerin kötüleştiğini kolaylıkla tahmin edebiliriz. Sanayi devrimi sonrası hem CO2 salımı hem de küresel sıcaklık hızlı bir artış içine girdi. 2000 yılında atmosferdeki ortalama CO2 miktarı 370 ppm değerlerindeyken, 2023 yılı sonunda 427 ppm seviyesine ulaştı. Sıcaklık değişimi ise korkunç düzeyde. 1900 yılından 2000 yılına kadar küresel sıcaklık 0,43C artarken, 2000 yılından 2023 yılına kadarki sıcaklık artışı 1,01 C’e ulaşmış durumda. 2023 yılı ise tüm zamanların en sıcak yılı olarak tarihe geçti bile.
2000 yılında Dünya’da internet kullanım oranı %5,8 iken 2023 yılına geldiğimizde kullanım oranının %70’lere dayandığını görmekteyiz. Sosyal medya kullanımına baktığımızda ise 2023 yılında küresel nüfusun %60’ı sosyal medya kullanırken son bir yılda 215 milyon yeni kullanıcı istatistiklere eklenmiş durumda ve ortalama günlük 2 saat 24 dakika bu mecralarda zaman geçiriyoruz. Cep telefonu kullanımında da benzer bir eğilimin olduğunu görüyoruz. 2000 yılında her 100 kişiye 12 cep telefonu düşerken 2022 sonunda bu değer 108’e çıkmış. Yani birçok kişi artık birden fazla cep telefonu kullanıyor! Bu tarz teknolojilerin hayatımızı kolaylaştırdığı yadsınamaz bir gerçek. Ancak insanlar teknolojinin nimetlerinden faydalanırken hareketsiz bir yaşam tarzının da içine giriyor. Ve ayrıca bu ortamlarda hızlı akan hayat hızlı tüketimi ve tatminsizliği de beraberinde getiriyor. Sonuç olarak insanoğlunun, daha önce hiç karşılaşmadığı birçok hastalıkla ve sorunla yüzleşmesi gerekiyor.
Konunun tamamını gözden geçirebilmek için ekonomik göstergeleri de kontrol etmek gerekiyor. İlk olarak yoksulluk durumuna bakalım. 2000 yılında toplam nüfusun %68,9’u günlük 5,5$’ın altında bir gelire sahipken 2019 yılında bu değer %46,9’a inmiş. Gelir adaletsizliğine baktığımızda ise 2000 yılında en zengin %10’un toplam gelirden aldığı pay %61 ile tarihi rekorunu kırarken, aynı yıl en fakir %50’in aldığı pay %6 civarında gerçekleşmiş. 2020 yılına gelindiğinde bu oranlar en zengin %10 için %55, en fakir %50 için %7 değerine gelmiş. Bu veriye paralel olarak GINI katsayısı (bu değer 0 ile 1 arasında değişmekte ve 0 en adil, 1 ise en adaletsiz gelir paylaşımını ifade etmektedir.) 20 yılda 0,72’den 0,67 değerine düşerek daha adil bir paylaşım olduğunu gösteriyor. Oranlar ve rakamlar her ne kadar iyileşme eğiliminde olsa da henüz yeryüzünde gelirin adil bir şekilde paylaşıldığını söylemek mümkün değil. Bu düşünceyi destekleyecek en önemli veri açlık rakamları. 2023 yılında Dünya’da yeteri kadar gıda üretilmesine rağmen açlık sorunu çözülebilmiş değil. 2023 yılında 2,3 milyar kişinin yeterli miktarda beslenemediği belirtiliyor ve her yıl 9 milyon kişi bu nedene bağlı olarak yaşamını kaybediyor. Şu an açlığın en çok hissedildiği bölgeler Günay Asya ve Sahra Altı Afrika ve uzun yıllardır bu değişmiyor. Birlermiş Milletlerin tahminleri 2030 yılına kadar açlığın yeryüzünden silinemeyeceğini de gösteriyor.
Baş döndürücü bir hızla değişen dünyamız yaşam standartlarımızı ve tarzımızı da değiştiriyor, hiç deneyimlemediğimiz yeni kurallar ve yaşam koşulları ile yüz yüze geliyoruz. Doyumsuzlaşan insanoğlu ve her geçen gün artan sayımız nedeniyle kaynaklarımızı da günden güne tüketmeye ve dünyamızı kirletmeye devam ediyoruz. Önlem almazsak bu gidişatın insanlığın sonunu getireceği veya yepyeni bir düzenin kurulacağını söylemek abartı olmayacaktır.
İnsanlığın geldiği son noktayı analiz etmek için yukarıda bahsettiğimiz verilerle birlikte su kullanımı, ormanların kapladığı alan, göçmen sayıları, ömür beklentisi gibi daha pek çok gösterge de incelenmeli. Yerimiz kısıtlı olduğu için bu göstergelerden bazılarını tabloda vermeye çalıştım. Meraklı okuyucuların geri kalanlara internetten hızlı bir araştırma ile ulaşabileceklerini belirtmek isterim.
2000 Yılından Bugüne Değişim
| 2000 | Günümüz (yıl) | |
| Tarım Yapılabilir Alanların Oranı | %37,5 | %36,8 (2021) |
| Ormanların Karalarda Kapladığı Alan | %32 | %31,2 (2021) |
| Nüfus Artışı | %1,4 | %0,8 (2022) |
| Nüfus | 6,14 milyar | 7,95 milyar (2022) |
| Köylü/Şehirli Nüfus Oranı | %53-%47 | %43-%57 (2022) |
| 5 Yaş Altı Ölüm Oranı | %7,6 | %38 (2021) |
| Doğumda Anne Ölüm Oranı (100 binde) | 339 | 223 (2020) |
| Elektriğe Ulaşım | %78,4 | %91,4 (2021) |
| Elektrik Enerjisi Tüketimi (Kişi Başına Kwh) | 2.375 | 3.105 (2014) |
| Yenilenebilir Enerji Kullanım Oranı | %17,59 | %19,77 (2020) |
| Toplam Sera Gazı Emisyonu (kt CO2 eşdeğeri) | 34.208.319 | 46.120.921 (2020) |
| GSYH | 33,9 trilyon $ | 101,33 trilyon $ (2022) |
| Ülkelerin GSYH’den Eğitime Ayırdığı Pay | %4 | %4,2 (2021) |
| İşsizlik Oranı | %6,1 | %5,8(2022) |
| Enflasyon | %3,4 | %8 (2022) |
| Toplam Göçmen Sayısı | 172 milyon | 243 milyon (2015) |
| Bilimsel Makale Sayısı | 1 milyon | 3 milyon (2022) |
Süleyman Kavas – suleymankavas@untes.com.tr – ÜNTES Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü

ÜNTES Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü