Süleyman Kavas
Süleyman Kavas
TARİHTE HVAC – Koku Ölçümü
  • 0
  • 12 Şubat 2024 Pazartesi
  • +
  • -

Şubat ayı yazımızda koku kavramını ve koku ölçümünü inceleyeceğiz. Konu ile ilgili tarihsel sürece bakmadan önce ilk olarak koku kavramının tanımı ile başlayalım: koku, çevremizdeki maddelerin uçucu moleküllerinin burun mukozasındaki koku reseptörleri tarafından algılanması sonucunda oluşan bir duyusal algıdır. Bu algı, bir nesnenin veya maddenin kimyasal özelliklerine bağlı olarak oluşan bir deneyimdir. Tanımından da anlaşılacağı gibi kokunun göreceli bir kavram olması ölçülmesini ve herkes için kabul edilebilir bir şekilde ifade edilmesini güçleştirmektedir.

Tüm kokuların (hoş ya da hoş olmayan) hava kalitesi ve dolayısıyla insan sağlığı üzerinde etkisi vardır. Kokunun en temel etkisi ise rahatsız edici olmasıdır ve kokuya sebep olan gaz karışımı çok düşük derişimlerde dahi olsa bu etki ortaya çıkabilir. Bu yüzden mutlaka kontrol altında tutulmalıdır. Bunun için ilk olarak kokunun ölçülmesi ve tanımlanması gerekmektedir. Ancak kokunun hem göreceli bir kavram olması hem de alınan numune içinde çoğu zaman birden çok kokulu bileşiğin olması ölçülmesini ve tanımlanmasını zorlaştırmaktadır. Genel anlamda kokular, kokunun yoğunluğu ve rahatsız etme derecesi belirlenerek ölçülmekte ve değerlendirilmektedir. Rahatsız etme derecesi kokunun tanımlanması veya bilinen bir kokuya benzerliğine göre yapılmaktadır. Kokuların ölçülmesi için zaman içinde birçok farklı yöntem geliştirilmiştir. Temel olarak kimyasal analiz, elektronik yöntemler ve insan duyusundan yararlanan yöntemler ile ölçüm yapılabilmektedir.

Koku ölçümü, insanların kokuyu değerlendirme yeteneklerini kullanarak çevresel koku kirliliğini belirlemek istemesiyle ortaya çıkmıştır. Koku ölçümü tarihi ise, modern kavramlarla bağlantılı olarak 19. yüzyılda başlar. Bu tarihten önce koku kavramı üzerine araştırmalar yapılmış ancak ölçümü hakkında literatürde herhangi bir bilimsel çalışmaya rastlanmamıştır. Sadece 18 yy’da İsveçli biyolog Carl von Linné’nin kokuları 7 kategoride sınıflandırdığı bilinmektedir. Carl von Linné’den yaklaşık 100 yıl sonra koku ölçümü için ilk cihaz geliştirilmiştir. Bu cihaz Hollandalı fizyolog Hendrik Zwaardemaker tarafından 1888 yılında icat edilen olfaktometre’dir. Zwaardemaker’den önce de bazı cihazlar geliştirilmeye çalışılmış ancak başarıya ulaşmamıştır. Zwaardemaker, koku kavramı, temel koku çeşitleri ve insan psikolojisi üzerine etkileri gibi konularda bilimsel çalışmalar yapmıştır. Utrecht Üniversite’sinde bulunduğu süre boyunca bu konulardaki araştırmalarına devam etmiş ve çalışmaları sırasında kokunun ölçümüne ihtiyaç duyduğu için asistanı ile birlikte laboratuvarında kendi cihazını geliştirmiştir. Şu an çok daha gelişmiş versiyonları bulunan bu cihaz, koku ölçümü için günümüzde yaygın olarak kullanılan olfaktometrelerin atasıdır.

img

Zwaardemaker’ın Geliştirdiği İlk Olfaktometre

20. yüzyılın başında endüstriyel tesislerin artması çevresel koku kirliliğinin de artmasına yol açtı. Ancak, bu dönemde koku ölçümü hala oldukça sınırlıydı ve genellikle insanların subjektif değerlendirmelerine dayanıyordu. Kokunun kontrolü ve ölçümü hakkında bilimsel yaklaşım ve yoğun çalışma 20. yüzyılda başladı. Alman kimyagerler Emil Fischer ve Hans Horst Meyer, koku moleküllerinin kimyasal yapılarını inceleyerek kokunun doğasını anlamaya katkıda bulundular. Bu dönemde, kokunun ölçümü ve analizi hakkında daha fazla bilgi edinildi ve bazı temel araçlar geliştirildi. Bunlardan birisi 1927’de Crocker ve Henderson tarafından tasarlanan ve numune kokuyu 4 temel kokuya dayanarak karşılaştıran ve belirleyen bir kitti ve ticari olarak da satılan bir ürün haline geldi.

İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde, çevresel endişeler artmaya başladı ve koku kontrolü ve ölçümüne daha fazla önem verildi. Bu dönemde, koku ölçümü için standartlar ve yöntemler geliştirilmeye başlandı. 1970 sonrası dönemde ise endüstriyel tesislerin çevresel koku emisyonlarına karşı daha sıkı düzenlemeler getirildi. Ülkemizde de 2012 tarihinde yürürlüğe giren “Kokuya Sebep Olan Emisyonların Kontrolü Yönetmeliği” ile bu konu düzenlenmiştir.  

Yine İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde elektronik endüstrisinin gelişimine paralel olarak kokuları hisseden sensörler, elektronik burunlar ve gaz kromatografi cihazları ortaya çıktı. Günümüzde tüm bu cihazlarla koku tespiti ve ölçümü yapılmakla birlikte Zwaardemaker’ın yöntemine dayanan olfaktometreler hala çok yaygın olarak kullanılmaktadır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM