Kam Ultraviyole Hasan KAM Röportaj

Kam Ultraviyole Hasan KAM Röportaj

Öncelikle kendinizden kısaca bahseder misiniz?

Makine mühendisiyim ve 20 yıldır mekanik taahhüt sektöründe endüstriyel tesis işleri yapıyoruz. Ağırlıklı olarak ilaç firmalarının endüstriyel tesislerini yaptık. Endüstriyel tesislerde mekanik uygulamalar en zor uygulamalardır. Çünkü tüm mahallerin basınç, sıcaklık, nem farklılıklarından dolayı çok özel tesislerdir. Bunun yanı sıra biz bu süreçte nitelikli konutların mekanik taahhüt işlerini de yaptık. Bunların içerisinde Rings İstanbul, Akasya gibi tamamlanmış projeler vardı. Özetle bu 20 yılda biz nitelikli mekanik taahhüt işleri yaptık. Aynı zamanda bunların projelerini, uygulamalarını ve sonrasındaki proje hizmetleri ile birlikte paket hizmet sunduk.

Kam Ultraviyole firmanız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Pandemi sürecinde havalandırma cihazlarının Covid19 virüsüne olan etkisi ile ilgili çok araştırmalar yaptık. Biliyorsunuz pandemi sürecinin başında Avm’ler kapatıldı, çünkü mevcut havalandırma ekipmanlarının bu virüs salınımını yüksek oranda artıracağı düşünülüyordu. Bu cihazların çalışma prensibi itibariyle ortamdaki havayı belirli sürelerle alıp tekrar içeri verdikleri için virüslerin yayılımını daha çok artıracaktı. Dolayısıyla biz daha önce kullandığımız hepa filtreler ile yola çıktık. Mevcut cihazlarda hepa filtre kullanarak bu virüs yayılımını azaltabiliriz diye düşündük. Sonrasında bu hepa filtreleri kullanacağımız zaman basınç kayıpları fazla olacağı için bu ekipmanlara bunların montajının zor olacağı sonucuna vardık. Araştırmalar yaptık ve ağırlıklı yurtiçindeki distribütör firmalarla görüştük, bu firmalarda şunu gördük; UVC ışığı, su ile ilgili uygulanmış projelerde ve havuz tesisatlarında kullanılmıştı. Biz bu UVC ışığı iklimlendirme cihazlarına nasıl entegre edebiliriz diye düşündük ve konu hakkında yurtdışı firmalarla görüştük. Bunların proje çalışmalarını yaptık. Tabi daha önce havalandırma cihazlarında çok sık kullanılmadığı için çok uzun bir süreç oldu.

Biz Kam Ultraviyole firmamızı kurduğumuzda “Biz UVC lamba satan bir firma değiliz, sektörde 20 yıldır olan mekanik taahhüt firmasıyız” diyorduk, dolayısıyla biz bir proje firmasıyız. Biz bu UVC lambayı mevcut cihazlara doğru şekilde uygulayabileceğimiz için bu işe girdik. Dolayısıyla Kam Ultraviyole, Kam Tesisat Teknolojileri’nin devamı niteliğindedir. Oradaki tüm mühendis kadrosu Kam Ultraviyole firmamıza destek veriyor ve birlikte hareket ediyoruz. Bu tecrübemiz olmasaydı şu an buralarda olamazdık, kurumsal firmalarla bu kadar hızlı sürelerde çalışamazdık.

UVC lambalı cihazların üretiminden bahseder misiniz?

UVC lambalı cihazların üretimi ABD, Çin ve Avrupa’da yapılmaktadır. Biz öncelikle İngiltere’den Spectrium marka ile distribütörlük anlaşması yaptık. Oradan sadece UVC lambaları alıyoruz, Türkiye’de kendimiz tüm cihazlara uygun hem kapasite hem de uygun montaj açısından farklı boy ve kapasitelerde kitler haline getirdik. Yer tipi, duvar tipi, kaset tipi gibi tüm iklimlendirme santrallerine uygun kitler haline getirip burada montajını gerçekleştiriyoruz. Yurtdışından gelen ana ürün UVC lambadır. Cihaz, virüsü öldürücü etkisi olması için uygun dalga boyunda ayarlanması gerekiyor.

Dezenfeksiyon için neden UVC ışığı kullanılmalıdır?

UVC ışık 200 ila 300 nanometre arası dalga boyuna sahip olup mikrop kırıcı özelliğine sahiptir. Yani bakteriler, virüsler, küf, mantar ve protozoa gibi mikroorganizmaları etkisiz hale getirebilirler. UVC ışık uygulandığı ortamda bulunan mikroorganizmaların üremesini engelleyen çevre dostu ve kimyasal içermeyen etkin bir dezenfeksiyon yöntemidir. Havalandırma/iklimlendirme, su arıtma ve hastanelerde uygulamaları görülmektedir.

UVC mikroorganizmaları nasıl yok eder?

Kısa dalga boyuna sahip UVC ışığından gelen yüksek enerji, hücre içerisindeki RNA ve DNA’da emilir, nükleik asitlere zarar verir ve mikroorganizmaların çoğalmasını önleyerek enfeksiyon riskini ortadan kaldırır. UVC enerjisinin bu emilimi nükleotidler arasında yeni bağlar oluşturarak çift bağlar veya “dimerler” oluşturur. Moleküllerin, özellikle timin dimerizasyonu, mikroorganizmalarda UVC ışığı ile sağlanan en yaygın hasar türüdür. Bakteri ve virüslerin DNA’sında timin dimerlerinin oluşması, bu tür mikroorganizmaların çoğalma ve enfekte etme kabiliyetini ortadan kaldırır.

SARS-CoV-2 virüsü UVC ışığı ile elimine edilebilir mi? UVC lambalı cihazlar Covid-19 virüsü üzerinde etkili midir?

Boston Üniversitesi’nde yapılan bir laboratuvar çalışmasında Covid19’a neden olan SARS-CoV-2 virüsünün UVC ışığı ile elimine edilebildiği tespit edilmiştir.

Kolombiya Üniversitesi Radyolojik Araştırmalar Merkezi’nin çalışmalarında UVC ışığının H1N1 grip virüsü, kimyasallara dirençli bakteriler ve birden fazla coronavirüs üzerinde etkili olduğu tespit edilmiş. David Welch’in makalesinde bulabilirsiniz. Bununla paralel bir şekilde, Harvard Tıbbi Araştırmalar Profesörü Edward A. Nardell ve Toronto Üniversitesi Profesörleri’nden Ron Hofmann da UVC lambalı cihazların Covid-19 virüsünden korunmak adına kullanılabileceğini belirtmişlerdir.

Neden işletmelerimizde UVC ışığı kullanmalıyız?

Havalandırma/İklimlendirme sistemlerinde barınan virüs, bakteri, küf, mantar gibi mikroorganizmalara karşı %99,9999 oranlarında koruma ve bu mikroorganizmaların neden olduğu enfeksiyon hastalıklarından korunma sağlayan UVC ışığı, Covid19 (SARS-CoV-2), Domuz Gribi (H1N1), Kuş Gribi (H5N1), SARS (Coronavirus) vb. üst solunum yolları enfeksiyonlarına karşı koruma özelliğine sahiptir. İş gücü kayıplarını minimum seviyeye indiren UVC ışığı, sağlığa zararlı kimyasal madde kullanımının seviyesini düşürür. İklimlendirme sistemleri soğutma serpantini yüzeylerinde oluşacak mikroorganizmaların oluşturduğu biofilm tabakasının önlenmesi ve böylece enerji tasarrufu sağlanması, bakteri kaynaklı kötü kokuların giderilmesi ve dolayısıyla iç hava kalitesinin artırılması sonuçlarını veren iki laboratuvar çalışması vardır. Prestijli saha çalışmalarının oluşturduğu listeler ise anlatılamayacak kadar fazla. UV-C dünya çapında kullanılıyor; ABD’de ise kullanımı kişi başına diğer ülkelere kıyasla daha fazla. Bu kapsamlı kullanımın çoğu, içme suyunun dezenfeksiyonu ve kirli su arıtmada kanalizasyon arıtımına yöneliktir.

Mikroorganizmalar, UV-C dalga boyunu kolayca emen, böylece foto ayrışmasına (yıkımına) neden olan basit organik yapılardır. Bir mikrop DNA’sı (deoksiribonükleik asit), zayıf moleküler bağları nedeniyle ilk önce olumsuz etkilenir. Saniyenin yüzde biri içinde telafisi mümkün olmayan bir zarar görür. Genetik talimatların sonrasında kaybedilmesi, hücre ölümüne ve/veya çoğalamamalarına neden olarak, onları zararsız hale getirir. Sürekli maruz kalma, güneşte olduğu gibi, ancak çok daha hızlı kesintisiz bozulmaya yol açar.

Yeni projelerde teknik şartnamelerde UVC ışığının kullanımı gerekliliğinden söz ediliyor mu?

Evet, projelerde teknik şartnamelerde yer almaya başlandı. Mevcut klima santrallerinde UVC olarak geçiyor, proje firmaları artık bu cihazı koymaya başladı. Eski projelerde ise biz yerinde tespit yaparak cihazlara UVC ışığını entegre ediyoruz. Bildiğim kadarıyla Daikin UVC’li klima üretmeye başlıyor. Aslında yeni dünyada bu artık normal filtrasyon halini alıyor. Eskiden de olması gereken bir şeydi, çünkü UVC ışığı sadece Covid19 için değil tüm zararlı virüs ve bakterileri de öldürüyor. Gelecekte de karşımıza çıkacak olan tüm virüs ve bakteri türlerinde de etkili olacaktır. Örneğin şu anda BSK Klima, Danimarka’ya ısı geri kazanım cihazı ihraç ediyor ve bizden aldığı UVC lambaları cihazına montajını yapıp Danimarka’ya göndermeye başladı.

Biz projemizi geliştirdikten sonra daha çok kurumsal firmalara ulaştık, AVM ve ofislerde virüs vakaları artınca kendimizi ifade etmek çok daha kolay oldu. Bu süreçte Canon, Doluca, Toyota, Hyundai, Organik Kimya gibi kurumsal firmalarla çalıştık ve bu firmaların çalışanları ofislerinde alınan ciddi önlemler görmek istiyordu. Biz bu firmalara doğru zamanda ulaşıp mühendisliğimizi de iyi anlatabildiğimiz için onların da yurtdışından da onay alarak projemizi uygulamaları kolay oldu. Çünkü bu ciddi bir ihtiyaçtı. Çok hızlı geridönüşler aldık ve talepleri karşılamak için ekibimizi artırıyoruz ve geliştiriyoruz.

Biz yaptığımız projeleri anlatıp Bakanlığa yazılı müracaat yaptık ve firmalarla çalıştığımızı, denetlenmek istediğimizi ifade ettik. Bu konuyla ilgili gerekli sertifikalar varsa almak istediğimiz söyledik. Sağlık Bakanlığı bizi, bu işle ilgili akredite ettiği bir kuruma yönlendirdi. Bu kurum bizim getirdiğimiz cihazların testlerini yapmaya başladı. Çeşitli virüs ve bakterilerle ilgili testler de yapılmaya devam ediyor.

UVC lambalı cihazların bakımı kolay mıdır?

Aslında burada UVC lambalı sterilizasyon cihazının tipi de önemli bir kriter. Dolayısıyla bu cihazların temizlik şekilleri de farklılık gösteriyor ancak genel anlamda UVC lambalı sterilizasyon cihazları temizlik açısından sorun çıkarmaz. Cihazlar ortalama 3 ayda bir kontrol edilmeli ve pamuklu, kuru bir bezle veya kağıt havlu ile silinmelidir. Cihazın lambalarının ise alkollü bezle silinmesi tavsiye edilir.

UVC lambalı cihazların insan sağlığı üzerindeki etkisi nedir?

Ultraviyole ışın dalga boyu kısa olanları, hatta özellikle 100 – 290 nanometre dalga boyundaki Ultraviyole C ışınlarının insan sağlığı üzerinde ciddi riskleri olduğu biliniyor. En hafif haliyle gözlerde ve ciltte yanma şeklinde kendisi gösteren zararlı etki, bu ışığa uzun süre maruz kalınması halinde daha ciddi göz rahatsızlıkları ve kanserojen etki ortaya koyuyor. Bu sebeple, UVC lambalı cihazlar ile sterilizasyon sırasında ultraviyole ışığa maruz kalmamak adına korunma son derece önemlidir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

91. Sayımız Yayında
%d blogcu bunu beğendi: