İş’te kadın olmak

İş’te kadın olmak

Merhabalar ben İpek , 27 yaşındayım. 4,5 yıldır makine mühendisliği yapıyorum. Makine mühendisi olmaya karar verdiğimde çevremdeki insanlar, “Başka meslek mi yok mesela öğretmenlik, hemşerilik tam kadınlara göre veya o kadar erkeğin içinde çalışmak zor olur gel bu hayalden vazgeç” dedi. Beni hayallerimden vazgeçirmek için kullandıkları her bir kelime beni pozitif anlamda besliyor; vazgeçirmek amacıyla kurdukları her cümle ise hayallerime ulaşacağım köprülere dönüşüyordu. Elbette işe ilk başladığımda da benzer söylemelerle karşılaştım ve inanın gülüp geçtim. Erkek egemen tüm sektörlerde ‘kadın olarak var olmak’ kolay değil. Kendinizi kabullendirmeniz, erkeklere oranla daha zordur. Ancak önünüze çıkan her bir sorunla mücadele edip, başarılı işlerle fark yaratınca kendinizi çok daha güçlü hissediyorsunuz. İşte o güç, hem sizi besliyor hem de yeni ufuklar açıyor.

Bazen gücünüzü fazlasıyla zorlayan durumlarda olabiliyor elbette. Mesela pandemi… Bu süreç hepimize yeni farkındalıklar kazandırdı. . Örneğin sağlığın her şeyden kıymetli olduğunu bir kez daha görmüş olduk . Sevdiklerimize korkmadan sarıldığımızı, dışarıda sosyalleşmeyi, özgürlüğü mesela tiyatroya, konsere, sanat galerilerine, kafeye gitmeye kısacası kalabalığın içine korkmadan girebilmeyi özledik…

Bu dönemde hem ruhen hem de bedenen güçlü kalabilmeyi öğrendik ve motivasyonumuzu koruyarak var gücümüzle işimize sarılmayı. Bu süreçte iş benim için bir motivasyon kaynağım olmaya devam ederek bu süreci en az hasarla atlatmamı sağladı.

Ben de şu süreçte gözlemlerimden yola çıkarak şunu fark ettim; doğası gereği kadın çok güçlü bir varlık ve kadınların bu gücünü pandemi gibi olağan üstü bir dönemde kullandıklarına, bu süreci daha başarılı bir şekilde yönettiklerine ve sürdürdüklerine tanık oldum. Kadın hayatın pek çok noktasında sosyo-ekonomik ve kültürel zorlukların yanı sıra, iş yaşamında olsun hayatındaki tüm zorluklarla başa çıkmaya çalışmaktadır.

Kadın ekonominin kalbidir. Kadınların sosyal ve ekonomik konumlarını iyileştirmek için sorumluluğu bulunan tüm paydaşların elini taşın altına koyup, üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü biliyorum ki kadının özgürlüğü öncelikle ekonomik bağımsızlığından gelir. Kadının ekonomik hayat içindeki yerinin güçlendirilmesi refahı tabana yaymanın yolu kadınları istihdam alanına çekmekten, iş ve üretim alanında kadınlara daha fazla yer açmaktan geçiyor. Toplumların geleceğini belirleyen kadındır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günün’de; barış, refah, huzurun ve eşitliğin tüm dünyaya egemen olacağı bir gelecek diliyorum.

İpek Eyrisakal

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

94. Sayımız Yayında
%d blogcu bunu beğendi: