Pandemi sürecinde kendimizi beslemekte olduğumuz mecraları yeniden düzenledik

Pandemi sürecinde kendimizi beslemekte olduğumuz mecraları yeniden düzenledik

Pandeminin herkesin yaşantısını etkileyen hayatımızı yeniden düzenlememize neden olan bir etkisi olduğunu söylersek yanılmış olmayız. Bundan tam 1 yıl önce, İlk başta tahmin ettiğimizden çok daha kısa süreceğini umut ederek başladığımız bu süreç, hayatımızı baştan başa değiştirip planlamamızı gerektirdi. Öyle görünüyor ki hayatımızda geri dönüşü olmayan bir çok yeniliğin kapısını açıyor olacak.

Bir mühendis kadın olarak kendimizi her daim yeniliklere ve gelişime açık tutmaya çalıştığımı söylemem gerek. Kurduğumuz sosyal yaşantımızın ve iletişimlerimizin bizlerin gelişiminde büyük etkisinin olduğunu düşünüyorum. Öncelikle pandemi süreci kendimi beslemekte olduğum mecraları yeniden düzenleme zorunluluğu yarattı diyebilirim. Başlarda zorlansak da yeni normale alıştık ve artık daha geniş bir vizyona ve daha fazla imkana sahip olduk diyebilirim.

Yeni normale alışmak, aile yapımız içinde sahip olduğumuz roller dolayısıyla bir kadın olarak bizlere her zamankinden biraz daha fazla görev atamış gibi duruyor. Uzaktan yapılan toplantılarda çocuklarımız toplantılarımızın birer parçası haline geldi. Pandeminin yeni normalleri bizleri bir anlamda birbirimizden uzaklaştırırken bir anlamda da bir araya getirdi diyebiliriz.

Yine pandeminin ilk zamanlarında; insanların eve çekildiği o ilk zamanlarda, insanın doğadan çekilmesinin sürdürülebilirlik ile olan ilişkisini çok net gördüğümüzü düşünüyorum. Gözlerimizle görmesek inanamayacağımız kadar kısa bir zamanda doğa kendini yenilemeye başladı. Doğanın sakin sahipleri bizler onlara alan açtığımızda nasıl da doğayı eski haline getirebileceklerini bizlere gösterme şansı yakaladı. Bununla birlikte insanların sürdürülebilirlik ile ilgili bilincinin de arttığını düşünüyorum. Doğayı özlemenin, ona ulaşmayı hayal ettiğimiz günlerden geçmenin tüm insanların bilincini artıran bir süreç olduğunu düşünüyorum.

Pandemi nedeniyle yeni teknolojilerin doğduğunu söylersek yanlış olmaz. Bu yeni teknolojilerin odağında da sürdürülebilirlik kaygısı olduğunu düşünüyorum. Dünyanın bizlere sinyal verdiğini, insanın doğada duyarlı olmazsa yine insanoğlunun zarar görebileceğini hatırlattığını düşünüyorum. Şirketler daha sürdürülebilir bir dünya için karbon ayak izlerini önemsemeye başladılar. İsraf olan verimsiz harcamalarını daha verimli yeni bir dünyaya dönüşmeye aktaracaklarını görüyoruz. Yenilenebilir enerjiye büyük yatırımlar yapılacağına dair çeşitli adımlar atıldığını gözlemliyoruz.

Yeni normal ile birlikte tüm dünyada tüketimin nispeten daha azalacağını, çocuklarımızın sağlıklı yarınlara ulaşabilmesi için sahip olduğumuz bilincin yenileneceğini düşünüyorum. İnsanlığın yüzünün sürdürülebilir bir yaşama döneceğini umut ediyorum.

Pandemi

ECE ULUĞTEKİN

İklimlendirme ve Enerji Çözümleri

Marmara Bölge Satış Yöneticisi – Makine Mühendisi

ARÇELİK PAZARLAMA A.Ş.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

94. Sayımız Yayında
%d blogcu bunu beğendi: