Johnson Controls Türkiye ve Hazar Bölgesi Satış Müdürü: Volkan Güven ile Röportaj

Johnson Controls Türkiye ve Hazar Bölgesi Satış Müdürü: Volkan Güven ile Röportaj

2021 Yılından Umutluyuz ve Ülkemizin Ekonomisine Katkı Sağlamaya Devam Edeceğiz”

İnşaat sektörünün Türkiye için olmazsa olmaz sektörlerden birisi olduğunu belirten Johnson Controls Türkiye ve Hazar Bölgesi Satış Müdürü Volkan Güven, “2021 yılının ikinci çeyreğinden itibaren hem sektörümüz hem de ülkemiz adına toparlanmanın başlayacağı zaman dilimi olarak gözüküyor. 2021 yılından umutluyuz ve ülkemizin ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz” diyor…

Öncelikle okurlarımıza kendinizden bahseder misiniz?

Kocaeli Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünden 2009 yılında mezun oldum. 2010 yılında Spinner takım tezgâhları firmasında Satış Pazarlama Mühendisi olarak başladığım kariyer hayatıma, bir yıl kadar sonra Wilo Pompa sistemlerine geçiş yaparak devam ettim. 2013 yılında Marmara Üniversitesi’nin İngilizce MBA programını tamamlayarak Wilo’da 6 yıl boyunca satış, bayi yönetimi, iş geliştirme yöneticilikleri ve son olarak Batı Türkiye Bölge Müdürlüğü görevlerini icra ettim. 2017 yılından itibaren ise Johnson Controls firmasının York ürün gruplarında Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan ülkelerinden sorumlu Satış Müdürü pozisyonunda görev almaktayım.

Bu mesleği seçmenizdeki en büyük etken nedir?

Çok küçük yaşlarda makinalara duyduğum ilgiden dolayı mesleği seçtim diyebilirim. İş hayatına 15 yaşında kitap satışından başlayıp, daha sonra garsonluk gibi hayatın içerisinde yer alan birçok işte çalıştım. Satış, servis ve hizmetin önemini çok erken yaşlarda fark ettim.

Kaliteli ürün, iyi hizmet ve kalifiyeli servisin müşteri tarafında olumlu karşılandığını fark edip iş hayatının da benzer konularda önemli olduğunu anlamıştım. Çok zevkli geçen 4 yıllık üniversite hayatının içerisinde ise birçok üretim ve tasarım yapan firmada aktif olarak yer aldım. Her zaman öğrenmeye ve yeniliklere açık bir yapımın olmasından kaynaklı makina mühendisliğinin birçok branşı beni heyecanlandırmıştı ve en sonunda HVAC sektöründe iş hayatıma devam etme konusunda karar kılıp bu alanda uzmanlaşmaya karar verdim.

Firmanızın kuruluş hikayesinden bahseder misiniz?

Johnson Controls; ısıtma, iklimlendirme, havalandırma, bina ve endüstriyel soğutma ve ayrıca bina teknik yönetimi sistemlerinde dünyanın önde gelen ekipman, denetim ve servis sağlayıcısıdır. Johnson Controls olarak, 130 yılı aşkın bir geçmişe sahibiz. Merkezimiz Amerika Birleşik Devletleri’nin Milwaukee, WI şehrinde yer alıyor. Kurucumuz Warren Johnson, enerji verimliliği kavramını başlatan ve oda termostatını icat ederek, bina otomasyon konseptinin temellerini atan bir mucit. Johnson Controls bünyesinde bulunan Bina Teknolojileri ve Çözümleri, dünya çapında bir milyondan fazla müşterisine 150’den fazla ülkede 2000 ofisi ile hizmet veriyor. Türkiye serüvenimiz, 1999 yılında York’un Arduman’ı satın almasıyla başlamış. York, Arduman distribütörlüğü ile Türkiye’ye gelmiş, daha sonrasında ise, Arduman’ı satın almış. 2005 yılında ise Johnson Controls, YORK markasını dünya genelinde bünyesine katmasıyla bugüne kadar gelmiştir. Mazisine baktığımız zaman Johnson Controls, Türkiye’de 20 yılın üzerinde köklü bir çevresi ve ciddi oranlarda yatırımları olan bir firma. İstanbul’da bulunan merkez ofisimiz, Adana, Ankara ve İzmir’de bulunan bölge ofislerimiz ve 430 civarında çalışanımız ile Hazar bölgesi dahil müşterilerimize hizmet veriyoruz.

Firmanızın üretim sahaları ve ürünlerinin mevcut durumu hakkında bilgiler verebilir misiniz?

Johnson Controls olarak dünyada 70 tane üretim tesisimiz bulunuyor. Amerika San Antonio’da bulunan fabrikamızda santrifüj chillerler, Meksika Monterrey’de bulunan fabrikamızda hava soğutmalı vidalı ve free cooling chillerler, Fransa Nantes fabrikasında ise su soğutmalı vidalı, manyetik yataklı chiller üretim tesislerimiz bulunmaktadır. İzmir’deki fabrikamızda ise 550kW altı scroll chiller ve klima santrali üretimlerini gerçekleştirmekteyiz.

Dünya genelinde Amerika ve Avrupa’nın yanı sıra Ortadoğu ve Asya Pasifik bölgelerinde de ciddi sayıda hem soğutma ve havalandırma ekipmanları bazında hem de otomasyon ürün gruplarında üretim tesislerimiz yer almaktadır.

Firmanızın AR-GE faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Johnson Controls her zaman teknoloji anlamında sektörü yönlendiren bir firma olmayı hedeflemiştir. Bu sebeple 2020 yılında Open Blue adını verdiğimiz yazılımı pazara sunduk.

Open Blue, güvenlik, sürdürülebilirlik ve zekâ yoluyla müşteri üretkenliğini, performansını ve gelişmiş esnekliği artırmak için verilerden yararlanarak müşterilerimizin karşılaştığı benzersiz ve kişisel zorlukları ele alıyor. Johnson Controls-Open Blue teknolojisi; mühendisleri, veri bilimcileri ve konu uzmanları tarafından Fortune 100 teknoloji ortaklarıyla birlikte, akıllı, sürdürülebilir alanlara ve yerlere rehberlik edecek “geleceğin planını” geliştirmek için yıllarca süren araştırma, yenilik ve geliştirmenin sonucudur. Veriye dayalı iş zekasından daha fazlasını kapsayan bir teknolojik araçtır.

Geçen yıllarda da JEM diye adlandırılan Johnson Controls Enterprise Management adında diğer yazılımımızda da tesislerin etkin ve efektif kullanılmasını baz alarak veriye dayalı bilgilerin kasada toplanıp iş zekasına dayanarak bina içerisindeki kiracılar, son kullanıcıların en etkin kullanmasını baz alır.

Müşterilerinize sunduğunuz hizmetler nelerdir?

Johnson Controls Türkiye Bina Teknolojileri ve Çözümleri grubu olarak, iklimlendirme (HVACR– ısıtma, havalandırma, klima ve soğutma) ekipmanları, entegre bina otomasyon çözümleri, teknik bina yönetimi, endüstriyel soğutma, ticari ve konut tipi klimalar ve VRF sistemleri ile hizmet veriyoruz. Merkezi sistem ekipmanları, soğutma grupları, klima santrali ve fancoil gruplarında YORK markası, endüstriyel soğutma gruplarında Sabroe ve Frick markaları, bireysel uygulamalarda ise YORK ve Hitachi markaları ile müşterilerimize ürün sunuyoruz.

Bina Otomasyon Sistemi ihtiyaçlarında ise Johnson Controls markamızla fark yaratan sürdürebilir mühendislik çözümleri üretiyoruz. Aynı zamanda facility management (bina işletmeleri) denilen, 7/24 binanın komple tüm teknik işletmesinden sorumlu olduğumuz bir iş alanımız var. Bünyemizde bulunan teknik tesis yönetimi ekibimiz ile büyük ölçekli alışveriş merkezleri, otel, hastane, endüstriyel tesis ve havalimanları projelerinde 7/24 teknik hizmet sağlıyoruz. Bahsettiğimiz tüm ürün ve hizmetlerimizle ilgili kendi bünyemizde servis organizasyonumuz mevcut. Servis hizmetimizdeki temel amacımız müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutmak.

Özellikle York olarak T2-TB2 verimliliğine haiz klima santrali cihazımızla piyasada ses getirmek istiyoruz. Eurovent sertifikalı, EN 1886’ya göre yüksek mekanik performans değerleri, T2, TB2, D1, L1 dayanımlarına sahip, AC veya EC Plug Fan ile düşük enerji tüketimi ve düşük ses seviyesi, gelişmiş otomasyon sistemi ve uzaktan izlenebilir özellikleriyle bu alanda müşteri ihtiyaçlarını benzersiz şekilde karşılayan klima santrali cihazımızın fark yaratacağına inanıyoruz. Ürün gamımızda; tek veya çift katlı taze hava santralleri, rotorlu ısı geri kazanımlı santraller, plakalı ısı geri kazanımlı santraller, hijyenik santraller yer almaktadır.

York olarak ısı geri kazanımlı cihazlarımız ve havuz nem alma santrallerimiz de kompakt ve kullanıcı dostu olarak yer alıyor. Ekoloji ünitesinde de York farkıyla önümüzdeki zaman diliminde restoranlarda, mutfak havalandırmasında da ihtiyaçları karşılayacağız.

Ürünlerinizin satış sonrası hizmetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Türkiye ve Hazar Bölgesinde merkez ofisimizden yaklaşık 50’ye yakın servis teknisyeni ile sahada müşterilerimize anında 7/24 hizmet vermekteyiz. Verilen hizmet hızı kadar aynı zamanda kalitesi de bizim için önem arz ediyor.

Tesislerde kullanılan chiller, klima santrali ve fancoil gibi iklimlendirme ekipmanlarının periyodik bakımları ve arıza durumları için de Ümraniye’deki depomuzda ciddi sayıda yedek parça stoğu bulunduruyoruz. Bu sebeple en hızlı ve güvenilir hizmeti taahhüt ediyoruz.

Burada en önemli konulardan birisi de çalışanlarımızın sağlığını koruyarak bu zorlu zamanlarda müşterilerimizin sorunlarını giderebilmekti. Bunu da çok başarılı bir şekilde yürüttük ve yürütüyoruz. İnsan faktörünü de bu dönemde hep ön planda tuttuk diyebiliriz.

Johnson Controls olarak Covid-19 sürecinde son tüketiciye sunmuş olduğunuz hizmetlerinizde ne gibi değişiklikler oldu?

Özellikle havalandırma anlamında müşterilerimize taze havalı klima santrallerinin kullanımı hakkında çalışmalar yaptık. Bunun yanında UVC lambanın hem klima santrallerinde hem fancoil ekipmanlarında hem de split klimalarda kullanımına ve uygulanmasına yönelik çözümler geliştirdik ve sahada uygulamalarını yaptık. Örneğin; Zorlu Center’da şu an AVM kısmında klima santrallerine UVC lambalar takıldı ve AVM’ye gelen ziyaretçilerin Covid-19 virüsünden korunması için ek önlemler bizler tarafından alındı.

Daha sağlıklı binalar için sürdürülebilir çözümler için UVC Lambalar;

  • Enerji maliyetlerinden %15’e kadar tasarruf sağlar.
  • İç mekan hava kalitesini (IAQ) iyileştirir.
  • Su tüketimini azaltır.
  • Bakım maliyetlerini azaltır.
  • İşletme verimini yükseltir.
  • Gıdaların raf ömrünü uzatır ve kalitesini korur.
  • Ultraviyole ışın yayıcılar, güçlendirilen veya yenilenen HVAC sistemleri için kusursuz çözümlerdir. Ozon veya ikincil kontaminant üretmezler. Çevre dostu olmalarının yanı sıra kurulumlarından itibaren 24 ay içinde (veya daha kısa sürede) kendi maliyetlerini karşılarlar.

Verimlilik ve sürdürülebilirlik bu noktada çok önemli bir konudur.

Daha verimli HVAC sistemleri daha uzun süre kullanılır. Ekipmanların kullanım süreleri uzatılır. UVC çözümleri birden fazla kategoride LEED kredilerine ulaşılmasına olanak tanır, vergi indirimleri ve teşviklerden yararlanma sağlar.

Aynı zamanda ultraviyole ışın yayıcılar:

  • Isı transferini iyileştirirken net soğutma kapasitesini de yükselterek HVAC işletme maliyetlerini düşürür.
  • Devamlı olarak soğutma serpantinlerini temizler, tavaları, odacıkları ve kanalları temiz tutar, maliyetli temizlik programlarının, zararlı kimyasalların ve dezenfektan maddelerin kullanımını ortadan kaldırır veya azaltır.
  • Küf, bakteri ve virüs gibi yüzeye yapışan veya havada asılı mikroorganizmaları %99.9 oranında azaltır.
  • Küf ve bakteri büyümesinden kaynaklanan rahatsız edici, zararlı kokuları azaltır.
  • Genel hava kalitesini yükselterek verimi yükseltir, devamsızlığı azaltır.
  • Çok patentli (UVC) ultraviyole ışın yayıcılar ayrıca cebri hava sistemlerinde ve yüzey dekontaminasyonunda kullanıldığında da etkili sonuç vermektedir.

Covid-19 sürecinde almış olduğunuz önlemler hakkında bilgi alabilir miyiz?

COVID-19 sürecinde Lokal Kriz Yönetim Ekibi oluşturuldu ve Türkiye’de ilk vakanın duyurulmasından itibaren ofis çalışanları için evden çalışma modeline geçildi. Tüm toplantılar ve eğitimler online olarak gerçekleştiriliyor. Ayrıca tüm lokasyonlarda temizlik, dezenfeksiyon ve sanitasyon işlemleri sık aralıklar ile uygulanıyor. Kişisel koruyucu donanımlar ve el dezenfektanları tüm çalışanlarımıza ihtiyaçları doğrultusunda temin ediliyor. İşyerine girişlerde termal termometre ile ateş ölçümü uygulaması gibi detaylara da önem veriyoruz.

Pandemi döneminde, satışını daha öncesinde gerçekleştirdiğimiz cihazlar için bakım taleplerinde önemli artışlar oldu. Tüm yaşam mahallerinde taze havanın önemi her geçen gün arttığı ve filtrasyonla ilgili hassasiyetin büyüdüğü bir dönemde bu taleplere yetişebilmek konusunda güçlü servis ekibimiz sayesinde hiçbir zorluk yaşamadık.

Bu dönemde özellikle mevcut filtrelerin daha kısa periyotlarda temizlenmesi ve değişimi sağlanırken mevcut Klima Santrallerine ilave olarak HEPA ve UVC filtre modülleri eklenmesine yönelik çalışmalarımız oldu.

Yapmış olduğumuz toplantı ve etkinliklerde, yeni projelerde kullanılacak olan Klima Santralleri’nin 100% taze havalı seçilmesi ile ilgili tavsiyelerimizi aktarıp, UVC lamba ve HEPA filtre kullanımının önemini hem dizayn ekiplerine hem de son tüketiciye aktarmaya çalıştık.

Faaliyet gösterdiğiniz alanlarda dünden bugüne olan değişiklikleri nasıl değerlendirirsiniz?

Sektörümüz, dünden bugüne en büyük değişimi tüm dünya ile birlikte doğal kaynaklarımızın tükenmesi ve iklim krizi çerçevesinde yaşamaktadır. HVAC-R sektöründe kullanılan ekipmanların enerji tüketimi dünyadaki toplam enerji kullanımında önemli bir paya sahiptir. Ticari bir binada ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerinin enerji tüketimi, binanın toplam enerji tüketiminin %60’ına kadar çıkabilmektedir. Ayrıca soğutma cihazlarında kullanılan akışkanların yüksek küresel ısınma potansiyeli (GWP) ve ozon delme potansiyellerinden dolayı (ODP) geçmişte ekosistemimize ciddi zararlar verdiği tespit edilmiştir. Bu sebeplerden dolayı içinde bulunduğumuz iklim krizinin etmenleri arasında sektörümüzün de önemli bir payı vardır. İklim krizine çözüm üretebilmek adına ülkemizde ve dünyada kamu kurumlarının öncülüğünde birçok yönetmelik ve regülasyon oluşturulmuştur. Bunların başında; enerji verimliliği ile ilgili yönetmelikleri tanımlayan Ecodesign ERP direktifleri ve soğutma cihazlarında kullanılan soğutucu akışkanların kullanımını sınırlayan F-Gas regülasyonu yer almaktadır.

Sektörümüz, içinde bulunduğumuz iklim krizinin etkilerinin ne kadar olumsuz sonuçlar doğurabileceğinin farkında olup üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek adına sürdürülebilir ve çevreci bir bakış açısıyla çözümler üretmektedir. Günümüzde üretilen tüm konut, ticari veya endüstriyel projelerde en önemli bakış açısı enerji verimliliği olmuştur. Johnson Controls, bu çerçevede en başta enerji verimliliği yüksek ürünler üretmeyi ve ekosistemimizi koruyan sürdürülebilir çözümler sunmayı temel ilke olarak benimsemiştir. Bu anlamda hava soğutmalı vidalı chiller cihazlarında VSD sistemini ilk olarak 2004 yılında kullanarak sektöre enerji verimliliği perspektifinden öncülük etmeye devam etmektedir.

Dijital çözümlerin de eskiye göre daha fazla işlerin içerisinde yer almaya başladığını görüyoruz. Bina otomasyon sistemleri, Metasys gibi kullanıcı dostu yazılımlar, CPO gibi chiller-kule-pompa sisteminin en verimli noktalarda çalışılmasını sağlayan yazılımlar artık daha efektif ve verimli çözümler olarak karşımıza çıkıyor.

Referans proje olarak neleri söyleyebilirsiniz?

  1. Havaalanı’nda kullanılan toplamda 120MW’lık chiller cihazları, hemen yanı başında bulunan THY Enerji Merkezi ve B bölgesi diye adlandırılan bölgelerde de 5280kW’lık chiller ve soğutma kulesi ekipmanları, Data Center özelinde Turkcell Gebze, Ankara, İzmir ve Çorlu’da bulunan tesislerde hem chiller, klima santrali ve hassas klima ekipmanlarında, İkitelli Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde 17 adet 4100kW’lık chiller soğutma ekipmalarında, Manisa’da bulunan Vestel tesislerinde YMC2 manyetik yataklı ve diğer chiller ekipmanlarını, Azerbaycan’da bulunan Property Tower’de hava soğutmalı invertörlü chillerler, klima santrali ve fancoil ekipmanları gibi başlıca projeleri referans olarak sayabiliriz.

Son yıllarda özellikle Data Center segmentinde de ciddi referanslar elde ettik. Data Center York’un çok önem verdiği bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin en önemli ve referans işlerinde bizleri seçen müşterilerimize de ayrıca teşekkür ediyoruz.

Hem bütçesel hem de büyüme hedefi olarak 2021 yılından beklentileriniz nelerdir?

Bu yılın gidişatını da özellikle pandemi çok büyük ölçüde etkileyecektir. Aşının çıkmasıyla birlikte 2021 yılına daha iyimser bakıyoruz. 2021 yılının ikinci çeyreğinden itibaren hem sektörümüz hem de ülkemiz adına toparlanmanın başlayacağı zaman dilimi olarak gözüküyor. İnşaat sektörü Türkiye için olmazsa olmaz sektörlerden birisi. Bu sebeple ülke içerisinde konut ve yabancı yatırımcıların bazı yatırımlarının olacağını fakat asıl odaklanmanın ise ihracatta olacağını öngörüyoruz. Bu sebeple 2021 yılında ülke dışındaki dış pazarlara özellikle Azerbaycan, Türkmenistan, Irak, Kazakistan ve Afrika bölgesi gibi ülkeler firmamız açısından önem teşkil edecektir.

Aynı zamanda dijital çözümlerin servis ve hizmet alanına edeceği etkileri daha da fazla yaşayıp bu alanda yatırımcıların daha proaktif bir şekilde davranacağını düşünüyoruz. Bu sebeple 2021 yılından umutluyuz ve ülkemizin ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

94. Sayımız Yayında
%d blogcu bunu beğendi: