Dünya emekçi kadınlar gününü alışılmadık bir süreçte kutluyoruz

Dünya emekçi kadınlar gününü alışılmadık bir süreçte kutluyoruz

COVID-19 virüsü yaşamımızı hızlı bir şekilde değiştirip, daha önce çok sıradan olan birçok şeyi yapamaz hale getirmiştir.

Gerek eğitim hayatımızı, gerekse iş hayatımızı evlere sığdırmak zorunda kalmak hepimiz için farklı bir tecrübe olmuştur.  İş yerine gidip arkadaşlarımıza günaydın demek, onlarla güzel bir anıyı paylaşmak, öğlen arasında bir yerlere oturup hoş bir sohbet etmek gibi çok sıradan olan birçok şeyi yapamaz olduk. Pandemi dönemi, sosyal bir varlık olan insanı, kendi türünden uzak durmak zorunda bırakmıştır. Sevdiklerine sarılmak, dokunmak dost ve arkadaşlarıyla bir araya gelip sohpet etmek  gibi en insani eylemleri dahi yapamaz duruma getirmiştir. Bu süreç birçok insanı içinden çıkılamaz bir yalnızlığa sürüklemiştir.

Bizim gibi gelişmekte olan ataerkil toplumlarda, coğrafya fark etmeksizin çoğunlukla toplumsal statü olarak henüz yerini tam olarak alamamış kadınların bu dönemi çok daha zor şartlarda geçirdiği gün gibi ortadadır. Çalışan kadınların ev yaşamı ile işi aynı ortamda sürdürmesi oldukça güç olmakla birlikte, yerleşik düzene geçtiğimiz çağlardan bu yana statü olarak çalışmıyor görünen, ancak hayatın tüm yükünü sırtında taşıyan ev hanımlarının sorumluluğu iki katına çıkmıştır. İşini evde yapan kocasının hizmeti yanı sıra, okulu eve taşıyan çocuğunun gün boyu eğitim sorumluluğunu da üstlenmek zorunda kalmıştır. Bununla birlikte kendi ayakları üzerinde durup hayatını idame ettiren kadınlar, birçok sektörde işyeri kapanmaları veya küçülmeden  dolayı işsiz kalmıştır. İş hayatında cinsiyetinden dolayı terfi edemeyen, hak ettiği makama gelemeyen kadınlar, işten çıkarmalarda erkeklere nazaran daha fazla tercih edilmişlerdir.

Her ne kadar sosyal iletişim araçları çok gelişmiş olsa da teknolojinin, kalabalığa karışıp özgürce dolaşmamıza, kendimizi doğaya atıp yeşillikler içerisinde huzuru bulmamıza çok fazla bir faydası olmadığı aşikardır. İnsanoğlu bencilliğini bir kenara bırakıp, bu süreçten ders çıkarması gerekiyor. Doğa sonsuz kaynağa sahip değil, dünyada yanlızca insanoğlu yaşamıyor. İnsanoğlu doğayı tahrip etmeden, organizmaların genetikleriyle oynamadan, diğer canlılara yaşanılabilir alanlar bırakarak yaşamayı öğrenmeli..

Ayrıca bu zorlu süreçte büyük özveri ile çalışan ve umutla geleceğe bakmamızda en büyük paya sahip sağlık çalışanlarını unutmamalıyız. Bu vesile ile tüm sağlık çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum.

Dünya 8 Mart Emekçi Kadınlar günümüz kutlu olsun..

Mukadder Gültekin

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

90. Sayımız Yayında
%d blogcu bunu beğendi: