BAŞIMA GELEN HALLER 46

BAŞIMA GELEN HALLER 46

BİR İLK AŞK HİKAYESİ

Bölüm 1 ve 2’nin Özeti

Bir Anadolu kasabasında ortaokulu bitirdiği senenin yaz tatilinde gördüğü al yanaklı beyaz yüzdeki şefkat dolu bir çift mavi gözle ilk aşk bakışını yaşayan genç, liseye başladığı ilk günde o içini yakan gözlere tekrar rastlar ama bir türlü genç kızla konuşamaz. Çünkü gelenekler buna engeldir.

Gençler okul çıkışı bazen de teneffüs saatlerinde göz göze gelebilme mutluluğunu yaşayabiliyorlardı. Delikanlı aldığı hediye gümüş kolyeyi bir şekilde kıza ulaştırabilmişti. Aşklarını çok gizli yaşamaya çalışıyorlardı.

BÖLÜM 3

Sevgili dostlarım aşklarını ne kadar gizli yaşarlarsa yaşasınlar bakışlarındaki sevgi seli onları ele vermiş okulda birçok kız bu muhteşem aşkın farkına varmış ve bir şekilde kızın ailesine haber gitmişti. Kız kasabanın köklü ailesinin kızı olduğu ve çok sıkı korunduğu için bu haber aileye ulaşır ulaşmaz ailede kıyamet kopmuş. Bu masum aşk kasabanın bütün ileri gelen ailelerinin kulağına gitmişti.

Bir gün okuldan gelen genci annesi çağırır. “Oğlum falancanın kızı ile ilişkin varmış doğru mu?” Delikanlı şaşırır ne diyeceğini bilemez annesine yalanda söyleyemez onun için der ki “evet anne onu seviyorum”. Oğlum ailesi duymuş bana geldiler aranızdaki arkadaşlığın devamını istemediklerini söylediler. Gerekirse zor kullanabileceklerini ima ettiler. Sevgili oğlum lütfen benim hatırım için bu arkadaşlığına son ver. Sana zarar vermeleri beni çok üzer. Annesine olan düşkünlüğü, beyaz yüzdeki masum mavi bakışları olan gözlere olan tutkusu delikanlıyı iki arada bir derede bırakır. Hal ve hareketlerine daha çok dikkat göstermeye başlar. Daha az göz göze gelmeye daha az yüz yüze gelmeye gayret gösterirler. Göz göze gelişler azaldıkça göz göze gelişin kıymeti artmaya başlar. O göz göze gelişlerdeki saliselerdeki konsantrasyon da o derece artar ki adeta kalp dayanmaz olur.

Bir kere okulun bir boş sınıfında iki sevdalı, kızın sırdaşı olan kız arkadaşının refakatinde bir araya gelmeyi başarırlar. Belki birkaç dakika süren bu buluşma çok yoğun bir duygu seline sebep olur. Genç kız ailesinin duyduğunu kendisine büyük baskılar yaptıklarını söyler; “Sana zarar verebilirler, senin zarar görmene dayanamam onun için duygularımıza gem vurmamız gerekiyor” mealinde şeyler söyler. Bu buluşma onların hayatlarını allak bullak etmiş adeta üzerlerine kabus gibi çökmüştü.

Artık çok daha dikkatli oluyorlardı ama ne yaparlarsa yapsınlar bakışlar o derece yoğundu ki görenlerin ciğerini deliyor, hasetçilerin hasetini artırıyordu. Günler böyle hasretle geçerken bir gün kız tarafından iki kabadayı gencin önünü kestiler. Kesenler delikanlıdan en az üç dört yaş büyüktü. O yaşlarda bu yaş farkı sizde takdir edersiniz ki ciddi kuvvet farkı da oluşturur. Önü kesilen delikanlı soğukkanlılığını muhafaza etmeye çalışarak sakince onların gözlerine bakar. Onlara bir şey demeden onların konuşmasını bekler.

DEVAMI TEMMUZ’DA

Saygı, sevgi ve selamlarımla

Sabit Cevat Tanrıöver

Not: Sevgili dostlarım yazımı okuduysanız lütfen bana herhangi bir mesajla görüşlerinizi ulaştırmanızı ya da en azından okudum notu yollamanızı rica ediyorum. Belki böylece sizlere daha faydalı olma şansı yakalayabilirim. Şimdiden zahmetiniz için teşekkür ederim.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

93. Sayımız Yayında
%d blogcu bunu beğendi: