Pandemi sürdürülebilir bir dünya için, yaşamın, yaşamın devamlılığı için de insanın değişmesi gerektiğini hepimize gösterdi

Pandemi sürdürülebilir bir dünya için, yaşamın, yaşamın devamlılığı için de insanın değişmesi gerektiğini hepimize gösterdi

Pandemi sonrası, iş hayatında sürdürülebilirliğin; 2 temel boyutta gerçekleştiğini gözlemliyoruz. Birincisi çevresel sürdürülebilirlik; ki bu da döngüsel ekonomi dediğimiz, atıkların yeniden kaynak olarak kullanılıp, tekrar ürüne dönüştüğü iş modelleriyle karşımıza çıkıyor.

İkincisi ve asıl değinmek istediğimiz konu sosyal sürdürülebilirlik, ki burada da yeni iş yapış şekilleri, fırsat eşitliği, sosyal adalet, çeşitlilik gibi kavramlar ön plana çıkıyor. Pandemi ile birlikte organizasyonlar yeni iş yapış şekilleriyle dönüşürken, eski düzende devam etmeye çalışmak ve bu dönüşümü yavaşlatmak; şirketlerce pek mümkün görünmüyor. Aynen insanlar gibi, şirketler de kabuk değiştiriyor ve “insan- çevre merkezli” tasarım yaklaşımıyla yeni organizasyon modelleri karşımıza çıkıyor. Süreç o kadar hızlandı ki, bizler de şimdiden, bir adım bitmeden “bir sonraki adım ne” diye düşünür olduk. Organizasyonların daha basit, çevik ve yalın hale gelmesi an meselesi. Ofislerin tamamen kapanarak, sanal ofislere dönüşmesi eli kulağında gibi. Ha keza, yalınlaşmayla birlikte toplantılar da sadeleşiyor. Eskiden daha sık olan toplantıların da süresi ve sayısı azalıyor.

Çalışma standartları sadece fiziken değil, sosyal açıdan da değişiyor. Çeşitlilik ve fırsat eşitliği gibi konular, sürdürülebilirlik perspektifinden ele alınıyor. Biz de Standart Pompa olarak, kadın istihdamını artırmak, kadınların toplumdaki ve iş hayatındaki yerlerini güçlendirmek ve fırsat eşitliğini sağlamak için, iş dünyasının tüm aktörleriyle beraber çalışmanın gücüne inanıyor, fırsat eşitliğini sürdürülebilir kalkınmanın en önemli şartı olarak görüyoruz.

Gülşah Çelebi / Standart pompa

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

91. Sayımız Yayında
%d blogcu bunu beğendi: