Gıda Tesislerinde, Yangın Algılamanın Üretime Etkisi

Gıda Tesislerinde, Yangın Algılamanın Üretime Etkisi

Hatalı bir yangın alarmı, sadece üretimin durması ile büyük maddi kayıp yaratabiliyor.

Pandemi, sağlık endişesi ve karantina etkisiyle insanlarda davranış ve tüketim değişikliklerine yol açtı. Talep artışı üzerine başta gıda sektöründe mesailer yoğunlaştı. Tesis yöneticileri için de çalışanlarının sağlığını korumak ve üretim sürekliliğini güvenceye almak ciddi bir hassasiyet kazandı.

Türkiye’nin en büyük et entegre tesisi Lezita Fabrikası’nın Üretim Direktörü Burçin Tuzcuoğlu, can güvenliğine verdikleri önemi anlattı. Gıda üreticisi olmalarından ötürü pandemi öncesinde de katı şekilde uygulanan hijyen kurallarına sahip olduklarını ve yangın algılama sistemi sayesinde de üretim durması ve yangın riskinden korundukları belirtti.

Burçin Bey hatalı alarm vermediği için sistemi faydalı bulduğunu “İnsanların yangın alarmına bakış açısı “Buradan bir ses geliyor, bakımcılar şununla ilgilensin, sesi kessin” şeklindeydi. Son 3 senedir ise yangın alarmı devreye girdiği zaman insanlar “Bir problem mi var?” diye masasından ayağa kalkabiliyor. Bu benim için bir başarıdır. İnsanların alarm çaldığında gerçekten bir yerlerde bir problem olduğunu anlamasını ve alarmları dikkate almasını sağladık” sözleriyle dile getirdi.

Yangın algılama sisteminin önemli özelliklerini paylaşan Burçin Bey; “Sistemin güvenilirliği dışında benim için en önemli özelliği sürdürülebilirliği. Çünkü bizde çok hızlı mahal değişiklikleri olabiliyor. Bugün bu projeyle iş veriyoruz, EEC geldiğinde o proje tamamen değişebiliyor. Bu kadar değişikliğe rağmen sistem sağlıklı çalışmaya devam ediyor. Kullanım kolaylığı da var. İlgili arkadaşlar sistemi rahatlıkla kullanabiliyorlar. İnsanları yormuyor. Rahatlıkla nerede ne var, ne olmuş, ne bitmiş hızlıca kavrayabiliyorsunuz” dedi.

Yangından korunmanın gerekliliğine değinen Burçin Bey, “Geçmişte bazı et üretim tesisleri yangından sonra geri toplayamadılar. Yangın sandviç panellerden ötürü bir kesimhane için çok önemli bir risktir. Bizim 30 saatlik duruşumuzun maliyeti 15-16 milyon TL idi. Dolayısıyla bizim için yangının çıkma ihtimali bile çok çok önemli. Sistemin çok sağlıklı çalışıyor olması lazım. Tesisimizde elektronik sistemlerin hiç sevmediği nem, buhar ve su çok yoğun bir şekilde var. Sistemin bir kere buna dirençli olması gerekiyor. O yüzden böyle sağlam bir sisteme ihtiyacımız oluyor” şeklinde konuştu.

Pandemi döneminde aldıkları hizmeti değerlendirirken “Sokağa çıkma yasaklarından dolayı üretimlerimiz çok arttı. Program değişiklikleri yaşanmıştır. Ancak bu tesisin güvenliği, sürdürebilirliği veya işlerin aksatılmasıyla ilgili hiçbir sonuç doğurmadı. Aynı kalitede hizmet almaya devam ettik” dedi.

Çözüm ortağından memnuniyetlerini aktaran Burçin Tuzcuoğlu, “EEC, sattığı hizmetin gerçekten düzgün çalışmasını ve uzun yıllar hizmet vermesini sağlayan bir zihniyet ile yaklaşıyor. Beklentilerimin üzerinde bir hizmet kalitesi var. Bu benim için çok büyük bir fayda aslında” yorumunda bulundu.

Yangın Algılama

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

91. Sayımız Yayında
%d blogcu bunu beğendi: