Vaillant’tan Burdur Gölü İçin Doğa Derneği’ne Destek

Vaillant hızla kuruyan Burdur Gölü için Doğa Derneği tarafından yürütülen kurtarma çalışmalarına destek veriyor. Son iki yıldır bir çok aktiviteyi birlikte gerçekleştiren Vaillant ve Doğa Derneği, yaptıkları çalışmaları anlatmak için 1 Kasım tarihinde basın ile biraraya geldi. Vaillant Türkiye Genel Müdürü Levent Taşkın ve Doğa Derneği Burdur Gölü’nü Kurtarma Projesi Koordinatörü  Ayşe Sargın toplantıda bilgilerini paylaştılar.

Levent Taşkın,  “Vaillant tüketicilerine sunduğu yüksek teknolojili ürünlerle rakiplerinden ayrışmaktadır. Küresel ısınma, fosil yakıtlardaki hızlı tükenme ve ekolojik sorunların gün geçtikçe artan bir oranda insan yaşamına olumsuz etkilerinin gözlemlenmesi; devletler, özel şirketler, sivil toplum örgütleri ve bireysel açıdan herkesin gündemini yoğun olarak meşgul ediyor. Vaillant Türkiye, önemli bir doğa koruma örgütüne destek veriyor. Türkiye’de 21. yılını kutlayan Vaillant için bu proje doğayı korumaya yönelik bir sürdürülebilirlik ilkesidir.
Markaların liderliği, sadece iştigal konularında lider olmaktan geçmemektedir. Markaların liderliği; toplumda yarattığı veya katkıda bulunduğu değer ve her alanda yarattığı farkla toplumun saygısını kazanması ile mümkündür. Doğa Derneği ile iyi bir uyum sağladık. Vaillant Türkiye olarak bir adım önde olmayı her zaman hedefledik. Bu projede öyle. Toplumsal anlamda katkıda bulunulabilecek sürdürülebilir bir çalışmadır. Burdur’da göller için bir mücadeledir. Bu projenin içinde olmak bize gurur veriyor.
Vaillant Türkiye, yenilenebilir enerji ve enerjinin verimli kullanılmasına yönelik hayata geçirdiği eğitim projeleriyle Vaillant Group bünyesinde faaliyet gösteren şirketler arasında verilen S.E.E.D.S ödülüne layık görüldü. S.E.E.D.S yaklaşımı (Sustainability – Environment – Employees – Development & Products – Society kelimelerinin baş harfleri), Vaillant Group’un ana iş alanlarında sürdürülebilirlik yaklaşımı olarak Çevre, Çalışanlar, Geliştirme ve Ürünler, Toplum alanlarına odaklandığını ifade ediyor.
Vaillant Türkiye bu ödülü geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği Enerteach, RenewVET ve Yeşil Meslekler Meslek Edindirme isimli 3 farklı eğitim ve sosyal sorumluluk projesiyle almaya hak kazandı.
Enerteach; binalarda enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı alanlarında eğitim modülleri geliştirilmesini amaçlıyor. Avrupa Birliği’nin enerji politikası kapsamında Leonardo da Vinci Programı çerçevesinde uygulanan “EnerTeach Projesi” enerji verimli binalar yenilenebilir enerji uygulamaları alanında geliştirme kategorisinde Avrupa Birliği tarafından en iyi proje seçildi.
RenewVET yenilenebilir enerji sektörü için mesleki eğitimin geliştirilmesi amacıyla uluslararası eğitim sistemlerinin karşılaştırılması, bilgi ve tecrübelerin paylaşılmasını amaçlıyor. Yeşil Meslekler Meslek Edindirme (binalarda enerji verimliliği konusunda gençlerin eğitimi ve istihdam edilebilirliğinin sağlanmasını hedefliyor.

burdur_golu_koruma

Vaillant Burdur Gölü’nü Kurtarma Projesi ile sürdürülebilirlik alanında yaptığı çalışmalara yeni bir halka daha ekleyerek, toplumsal sorumluluğunun bilincinde bir firma olarak sektöründe önderlik yapmaya devam etmektedir. Bu proje Türkiye genelinde benzer sorunların yaşandığı tüm sulak alanlar için çözüm sağlayacak ve Türkiye’ye değer katacak önemli bir projedir. Vaillant Türkiye olarak sürdürülebilirlik çalışmalarında “Doğa Derneği” ile başarılı bir projede yer almaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi.
Doğa Derneği Proje Koordinatörü Ayşe Sargın: “Türkiye’nin uluslararası Ramsar Sözleşmesi ile korunan 14 alanından biri olan Burdur Gölü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Burdur Gölü’nün yok olması, dünyada sadece Burdur Gölü’nde yaşayan Burdur dişli sazancığının ve gölde kışlayan nesli tehlike altındaki dikkuyruk da dahil yüzlerce kuş türünün yaşam alanlarının yok olması demek. Gölün kuruması, aynı zamanda çevresinde yarattığı olumlu iklim koşullarının da ortadan kalkması, yani tarımsal verimliliğin düşmesi anlamına geliyor.  Bu nedenle ‘göl yoksa ürün de yok; göl yoksa Burdur da yok’ diyoruz.”
Sargın temel çözüm önerilerini şöyle özetledi: “Öncelikle göle akan derelerin üzerine kurulu baraj ve göletlerden göle, yaşaması için hakkı olan suyun hesaplanarak düzenli olarak bırakılması gerekiyor. Bunun yanı sıra, az su tüketen ürünlerin ve tasarruflu sulama sistemleri çiftçinin gelirini etkilemeyecek biçimde göl havzasında yaygınlaştırılmalı.” Vaillant’ın desteğiyle az su tüketen ürünlerin yetiştirildiği örnek tarım sahaları oluşturduklarını anlatan Sargın, bu alanlarda edinilen deneyimi tüm göl havzasına yaygınlaştırmayı hedeflediklerini vurguladı.
Sargın konuşmasında, Vaillant’a Burdur Gölü’nün kurtarılmasına sağladıkları önemli destek için teşekkür etti.
Burdur Gölü; Türkiye’nin 14 uluslararası öneme sahip Ramsar Alanı’ndan ve 305 Önemli Doğa Alanı’ndan birisi. Aynı zamanda Doğal Sit Alanı ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahası olan Burdur Gölü, son 35 senede alanının yaklaşık üçte birini kaybetti ve su seviyesi yaklaşık 12 metre düştü. Bu süreçte gölün yüzey alanı da 226 km2’den 150 km2’ye geriledi.
Burdur Gölü Kapalı Havzası’nda 1995 yılından bu yana yağışlı bir döneme geçilmesine karşın gölün hızla kurumaya devam etmesi, sorunun insan kaynaklı olduğunu ortaya koymaktadır. Burdur Gölü su seviyesindeki azalmanın başlıca nedenleri, tarımsal sulama amacıyla 1970’lerden bu yana gölü besleyen akarsuların sularının bu akarsuların üzerlerine inşa edilen baraj ve göletlerde tutulması; yine tarımsal sulama amacıyla havzadaki yeraltı sularının sondaj kuyuları ile aşırı miktarlarda çekilmesidir.
Eğer gölü besleyen akarsuların göle ulaşması sağlanmazsa, 2040 yılında Burdur Gölü’nün ekolojik işlevlerini yitirerek cansız bir su kuyusuna dönüşeceği hesaplanmaktadır.
Burdur nüfusunun yüzde 60’ı tarımla, yüzde 70’i ise hem tarım, hem hayvancılıkla uğraşmaktadır. Burdur Gölü’nün kuruması, yörede gölün yarattığı mikroklima etkisinin ortadan kalkarak bağıl nemin azalması, yağışların düzensizleşmesi, gece sıcaklıklarının düşerek don olaylarının daha sık görülmesi sonuçlarını doğurma riski taşımaktadır. Yörede mikroklimanın değişmesinin ise, tarımda ve hayvancılıkta verim ve gelir kayıplarına yol açma ve köyden kente göçü tetikleme gibi olumsuz sonuçları olacaktır. Bir başka risk de, Burdur Gölü kurudukça göl aynası altından açığa çıkacak sedimanların rüzgarla taşınarak toz bulutlarına dönüşmesi, bir başka deyişle, rüzgar erozyonu yaşanmasıdır.
Burdur Gölü, ev sahipliği yaptığı 1 endemik balık (Burdur dişli sazancığı – Aphanius sureyanus), nesli küresel ölçekte tehdit altında olan dikkuyruk (Oxyura leucocephala) da dahil 194 farklı kuş türü ve 10 tür sürüngen ile biyolojik zenginlik bakımından Türkiye doğasında önemli bir yere sahiptir. Burdur Gölü’nün kuruması, bu canlıların yaşam alanlarının da daralması veya tamamıyla yok olması anlamına gelmektedir.
Burdur Gölü’nün yaşatılması, ancak göl havzasında tarımda su tüketiminin azaltılması ve gölü besleyen akarsular üzerine kurulan barajlardan göle düzenli su salınımının sağlanması ile mümkün olacaktır.
Doğa Derneği, 2007 yılından bu yana Burdur Gölü’ndeki kurumanın durdurulması ve havzada akılcı su kullanımının yaygınlaşması için ilgili kamu kurumları ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği içinde “Burdur Gölü’nü Kurtarma Projesi”ni yürütmektedir.
2012 yılından bu yana Vaillant, Doğa Derneği’nin yürüttüğü Burdur Gölü’nü Kurtarma Projesi’ni desteklemektedir.
Vaillant’ın desteğinde yapılan temel çalışmalar şunlardır:
Proje kapsamında 2007–2008 yılları arasında Burdur Gölü çevresinde 2 köyde ve Burdur merkezde 3 damla/yağmurlama sulama pilot alanı oluşturuldu. Vaillant’ın desteğiyle bunlara 2012 yılında 2 köyde (Karakent ve Askeriye Köyleri) 4 pilot alan daha eklendi.
Vaillant’ın desteğiyle Adıyaman Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Akça tarafından hazırlanan “Burdur Gölü Havzası İçin Yeni Tarımsal Ürün Deseni Önerisi” başlıklı rapor ile göl havzasındaki toprak ve iklim koşullarına uygun, çiftçilerde gelir kaybı yaratmayacak ve az su tüketimine dayalı ürünler (tritikale, fiğ, macar fiği, korunga, aspir, lavanta, nohut, vb.) belirlendi ve bu ürünler Vaillant’ın desteğiyle oluşturulan 4 yeni pilot tarım sahasında deneme amaçlı yetiştiriliyor.  Bu pilot tarım sahalarında yetiştirilen tarım ürünleri ile 6 ayda 3.062 ton su tasarrufu yapıldı.
Vaillant’ın desteğiyle 17-18 Eylül 2013’te Burdur’da gerçekleştirilen Kuruyan Göller İçin Uluslararası Buluşma başlıklı uluslararası toplantı ile Türkiye’deki ve dünyadaki göllerin kurumasının ortak sebep ve sonuçları paylaşıldı ve gölleri korumak için işbirliği olanakları tartışıldı. Buluşma’ya Ermenistan, Fransa, Irak, İran, İsrail, Kazakistan, Kenya, Ürdün, Yunanistan ve Türkiye’den 19 akademisyen, kamu kurumu temsilcisi, sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. 2 gün süren toplantı sonunda, katılımcı ülkeler arasında gölleri korumak için bölgesel işbirliğini geliştirmeye yönelik bir ağ kurulması ve düzenli buluşmalar gerçekleştirilmesi kararı alındı.
Proje kapsamında, Burdur Gölü’nün Burdur’da yaşamın devamı için önemi ve gölün yaşatılmasının ancak barajlardan göle su bırakılması ve tarımda su kullanımının azaltılmasıyla mümkün olacağı konusunda yerel halkın ve ulusal kamuoyunun farkındalığını artırmak için kent meydanındaki billboardlara bu konuda afişler yerleştirilmesi, köylerde çiftçilerle toplantılar yapılması gibi çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.
Ayrıca barajlardan göle su bırakılması ve tarımda su kullanımının azaltılması konularının 2013 yılı itibarıyla revize edilecek Burdur Gölü Yönetim Planı kapsamına alınması konusunda Burdur’daki yerel yöneticilere ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı nezdinde ulusal yöneticilere yönelik savunuculuk çalışmaları devam etmektedir.

Benzer İçerikler

Yazar hakkında

Yorum Ekle