Isıtma cihazları ve basınçlı kaplar, yurt içi pazarda rağbet görmeye başladı

Isıtma Cihazları ve Basınçlı Kap Sanayicileri Derneği (ISIDER) Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Aydın, döviz piyasasında yaşanan hareketliliğin, iç piyasada yerli sektör ürünlerine olan talebi olumlu etkilediğini söyledi.

Yüksek döviz kurlarının, Türkiye’ye özellikle Avrupa’dan gelen ısıtma cihazlarının satılabilirliğini olumsuz yönde etkilediğini ifade eden Aydın, “  İthal ürün fiyatlarının yükselmesi yerli imalatçımızın iç piyasada önünü açtı. Yıllar önce iç pazarı kaybeden üreticimiz yeniden kendi pazarına hakim olmaya başladı. Yabancı ürün hayranlığı dövizin artması ile birlikte yerli hayranlığına dönmekte. Yerli cihaz üreten sanayicilerin  mamülleri en az yurtdışından gelenler kadar kalitelidir. İyi bir tanıtım ve pazarlama stratejisi ile yerli üreticimiz iç piyasada ithal malların hakimiyetine son verecektir” dedi.

“Merdiven altı üretime göz yumulmasın”

Türkiye’de bir çok ısıtma cihazı ve basınçlı kap üreticisinin  yıllardır Avrupa’da tanınmış ve marka değeri yüksek firmalar için de üretim yaptığına dikkat çeken Aydın, teknolojide Avrupa ile aynı hizaya gelindiğini vurguladı. Sektörün iç ve dış pazarda cazip bir konumda olduğunu belirten Aydın, sorunların çözümlenmesi durumunda sektör firmalarının çok daha iyi hedeflere ulaşabilecek kapasitede olduğunun altını çizdi. Aydın, “ Sektörümüzdeki en büyük tehlike normlara uygun olmayan, merdiven altı üretimin de piyasada müşteri bulmasıdır. Bizim ürünlerimiz kullanım amacı itibari ile tehlike arz eden ürünleridir. Bu nedenle Sanayi Bakanlığımız sıkı bir denetim yapmalı, merdiven altı ve sertifikasız üretime göz yumulmammlıdır. 200 metre kare işyeri olan bir firma 200 m2 Isıtma yüzeyli cihaz üretemez. Ürünlerimizin hammaddesi de teknik şartlara uygun  olmak zorundadır. Artık iç piyasada daha fazla yer bulacak olan yerli ürünlere karşı tüketici de bilinçli yaklaşmalı, üretim belgelerine, satış sonrası servis ve garanti hizmetlerine dikkat etmelidir. Yerli üreticilerden bu şekilde merdiven altı üretim yapanlar temizlendiğinde bu sektör şahlanacaktır” diye konuştu.

Döviz kurlarındaki dalgalanmaların iç piyasa talebini olumlu etkilese de hammadde ve maliyet girdilerini arttırdığına da değinen Aydın, “ Dövizin yükselişi ile hammadde girdilerimiz arttı. Özellikle sektörümüzün ana hammaddesi demir çelik ürünlerinin dolarla satılıyor olması üreticimizin belini büküyor. Hammadde temin ettiğimiz Ereğli Demir Çelik Fabrikaları’nın yerli sanayiciye, daha uygun fiyatlarla ürün satmasını istiyoruz. Ereğli’nin yabancı sanayiciye sattığı fiyatı yerli sanayiciye de uygulamasını, daha fazla elinde stok bulundurmasını istiyoruz. İthal hammadde temininde uygulanan fon da hammaddeye ulaşımımızı olumsuz etkiliyor. Isıtma Cihazları ve Basınçlı Kap sanayicileri olarak hükümetin bizlere nakliye teşviği, ucuz hammadde, ucuz enerji, kolay ulaşılabilir ve düşük faizli kredi imkanları sunmasını istiyoruz.  Bu imkanları yabancı üretici ülkesinde bulurken bizler neden bulamıyoruz? İşte Türk sanayicisi maalesef böyle bir rekabet çemberi içerisinde üretim yapmaya çalışıyor” dedi.

Sektörün ülke ekonomisi gelişiminde önemli bir aktör olduğunu da belirten Aydın, ithal ürünlere önlem alınması gerektiğini, ihracat için de sanayicinin desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Aydın, “ Hükümetimizin sektörümüz için çıkardığı ‘yerli mal yüzde 25 pahalı dahi olsa tercih edilmelidir’ kararnamesi maalesef resmi kurumlar tarafından uygulanmamaktadır. Bu konunun da takipçisi olacağız ve ilgili bakanlıkla sıkı işbirliği içinde olacağız. Sektörde ithalatın önünün kesilmesi ve ihracatın önünün açılması ile ilgili hazırlanan kapsamlı ama özet isteklerimizi en kısa zaman diliminde Sanayi Bakanlığı’na sunacağız” diye konuştu.

Benzer İçerikler

Yorum Ekle