Hiss-i Mechanic

İzmir semalarındaki arsız

bulutların güneşi sakladığı, tam da öküz öldüren soğuklarının başladığı serin bir Nisan sabahı, havalimanından Tepekule fuar alanına doğru olan yolculukta Evren müdür ile yan yana oturmuş bir sohbet tutuşturmuşuz, iş güç konuşurken arada dergiyi de çekiştiriyoruz. Dedi ki birden, bir köşe olsa, teknik makaleler, serbest yazılar yazsak arada, daha bir tatlanacak dergi. Bana dönüp “-Yazar mısın?” diye sordu. Olur, her yerine yazarım çizerim dedim. Hemen peşinden ne dedim şimdi ben diye sordum kendime içimden uzaklara bakarak. Oysa sadece içimdeki hayvanı parkta gezdirmek için çıktığım bir yolculuktu bu. Ama söz ağızdan çıktı bir kere. Yazı başlamış bile…

Malum sektör hep bir telaşlı…

Hissettiğimiz, yarının usulca düne dönüşmesi karşısında afal afal şaşırmak, bir yandan çevremizdeki tuzakların kafamızdaki tilki sayısından hep daha fazla olması nedeniyle de hafiften bir endişe… Sonuçlar hep daha değişik ve bilmediğimiz türde emekler harcamamızı gerektiriyor. Bilmediğimiz sularda yıkanıyoruz çoğunlukla. Şimdiki an yeteri kadar yorucuyken, günler yetersizken, her şey yarımken ne konuşabilirim ki okuyucularla… Derken işimiz tasarım ya, e her zaman da bizi ileri götürebilecek bir püf lazım diye düşündüm. O zaman bu ayın püfü “ileri tasarım” efendim.

İleri tasarım, tesisat mühendisliğinin

ve projeciliğin herkes için güvenli, beceri dolu ve eğlenceli bir şeklidir bence. İleri tasarımcılar projelendirme sürecindeki değişen koşullara karşı çok daha fazla gözlemci ve öngörülüdürler. Bu sebeple de her türlü duruma karşı ihtiyaçları olacak ek zaman ve olanakları yaratmak adına süreçlerini planlayabilirler.

Kendimize, “Tamam tasarımcıyım

ama nasıl daha iyi bir tasarımcı olabilirim?” gibisinden sorular soruyorsak şanslıyız ki cevap çok basit aslında. Sürecin tamamına hakim olmak, ekibimize verdiğimiz işin tanımının, yaratacağı yükün ve ekibimizden alabileceğimiz sonuçların tamamen farkında olmak.  Süreç yönetmeninin buradaki en önemli kontrol mekanizması olduğunu hiç unutmamalıyız.

Tam da bu noktada ileri tasarımın

her daim ilgimizi çekecek ve ilke edinmeye değer bir iş yapma şekli olduğuna dair birkaç basit ama etkili sebep bulalım… Mesela gelişmiş süreç yönetimi teknikleri sayesinde maliyetlerde ciddi azalmalar olabilir. Sektördeki diğer iyi oyuncularla rekabet gücü tatlı bir şekilde artabilir ve avantajlar elde edilebilir. Hem süreç daha güvenli olacak hem de sonuçları herkese keyif verecektir. Her tasarımcı müşterisine her hali ve hareketi ile huzur verebilir. İyi ve ileri tasarımcı ise sadece orada olması ile huzur verecektir.

Tasarımcı olarak süreç içinde kontrol

edebildiğimiz ve değiştirebildiğimiz iki olgu vardır. Bunlardan ilki proje sürecinin yönü diğeri ise hızıdır. Geçen zamanın karşısında geriye hep sonra atılacak olan adım kalmalıdır, ancak yanlış yönde atılan adımın ve yapılan hızın hiçbir değeri olmayacaktır. Bu noktada tasarımcı, ulaştığı geri dönülemez noktada kendisinin de vazgeçilebilenler arasında olduğu gerçeği ile yüzleşecek, giderken gidiyor olmasıyla da diğer oyunculara ve müşterisine huzur verecektir.

Peki daha iyi tasarımcılar olabilmek için neler yapmalıyız?

Şu bir gerçek ki deneyimlerimizle harmanlanan içgüdülerimiz ile hareket etme eğilimindeyiz. Ancak bu tek başına yetmez. İçgüdülerimizin bize söylediklerinin peşinde koşarken aktif bir şekilde taramalar ve analizler yapmalıyız ki beklenmeyen durumlar ile kolay ve güvenli bir şekilde başa çıkabilelim. İleri tasarımcı aslında diğer yandan umulmayanı bekliyordur ve hızlı bir B planı yapmayı öğrenmiştir. Bu yaptığı sistematik ve tadında bir süreç yönetimidir.

Tüm bunlar iyi tasarımcıyı ileri tasarımcı haline getirirken süreç güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu öğretir tüm oyunculara…

Bazen tasarımcı dahil olduğu

süreci farkında olmadan ve tamamen iyi niyetle ancak kötü bir şekilde yönetebilir. Belki de yaptığı hatalar henüz ciddi sonuçlar doğurmamıştır. Hatta yapılan bazı yanlışlar alışkanlık haline bile gelmiştir. Burada tasarımcılar meydana gelen süreç kazalarını, dikkatsizce ve düşünmeden attıkları adımlar ile ilişkilendirmezler. İşte bu zayıf planlamanın göstergesidir ve sonuçta zayıf performans sarf edilmiştir.

İleri tasarımcılar hatalarını en aza indirgemekle beraber diğer yandan da diğer oyuncuların hatalarına ortak olma riskini de yok etmeyi hedefler. Bu sebeple ileri tasarım, tehlikeyi bertaraf etmek için gereken değerli zamanı yaratan, basit ilkelerden oluşan, her zaman farklı şekillerde uygulanabilen bir sistematik süreç yönetimi ile mümkün olmaktadır. İleri tasarımcı diğer oyuncuları rahatsız edecek bir hıza değil, planlanmış çabukluğa sahip olan oyuncudur.

Sonuçta bu yolda biriktirdiklerimizi kaybetmenin kendimize izahı mümkün değildir. Altımızdaki iskemleyi olduğu yere çakmak isteriz ya hep, bu ilerilik biraz yardımcı olur sanırım. Uzun ve zor bir oyun bu. Amacımıza koşarken sadece doğru yanılgılar içinde olup deneyim kazanmak, bu yolda düşmek veya çakılmak arasındaki farkı belirleyecektir.

Eğer buraya kadar okuma sabrını gösterdiyseniz, şimdi kendinize bir düşünme borcunuz oldu… Elde edeceğiniz kolaylıkların zorluğu başınızı düşürmesin.

Sonraki yazıya kadar yaşamaya bakın.

 

Benzer İçerikler

Yazar hakkında

Yorum Ekle