Denizin Ortasında İki Arkadaş

Kuzey Ege adalarına doğru bir yolculuğa çıktık. Denizin ortasında iki arkadaşa rastladık: Gökçeada ve Bozcaada.  İki adanın tarihi ve turistik özelliklerini sizler için sayfalara döktük. Keyifle okumanız için…

Gökçeada (İmroz), Yunan mitolojisinde özel öykülerle anlatılır. Bölgenin tarihi geçmişi milattan öncesine kadar uzanır ve Helenistik dönemin etkileri hâlâ buram buram hissedilir. İstanbul’da yaşıyorsanız deniz otobüslerini kullanarak bölgeye ulaşmanızı tavsiye ederiz. Böylece Gökçeada’nın size açtığı o güzel dünyaya yaklaşırken aynı zamanda büyülü bir yolculuğa çıkmış hissine kapılabilirsiniz. Adaya indiğinizde ilk yapmanız gereken konaklama sorununuzu çözmektir ki bunun için adada birbirinden şık ve sevimli pansiyonlar yer almaktadır. Özellikle yaz aylarında doluluklarıyla dikkat çeken bu pansiyonların mutlaka birinde boş yer bulabilirsiniz fakat risk almak istemeyenlerin önceden rezervasyon yaptırmasında fayda var. Ada pansiyonlarının kendine has sıcak ilişkilerle yoğrulmuş olduğu dikkatinizden kaçmayacak ve bu sayede kendinizi evinizdeymiş gibi hissedeceksiniz.

Koyları geniş bir alana yayılan Gökçeada, denize girmek için uzun yol katetmeniz gereken bir ada. Paranın satın alamayacağı şeyler vardır Gökçeada’da, bir koyda yalnız başınıza güneşlenebilmek veya denize girmek de bunlardan bir tanesi. Kiralayacağınız tekne sizi adanın ücra bir koyuna bırakabilir, böylece sessizliğin tadını çıkararak tatilinizi yapabilirsiniz. Gökçeada lezzetli balıklar yemek isteyenler için de verimli bir yer. Dalış yapabiliyorsanız eğer denizin dibindeki muhteşem canlılar içerisinden harika bir akşam yemeği çıkarabilirsiniz. Adada hediyelik eşyalar bulabileceğiniz bir de çarşı yer alıyor. Bu çarşıda birbirinden güzel, adaya özgü hediyelik eşyalarla sevdiklerinizi mutlu edebilirsiniz.

Gökçeada’nın seyir defterinden

Adada gezilecek birçok yer bulunuyor. İşte bunlardan birkaçı:

yildizkoy

Yıldızkoy

İlginç kaya oluşumlarıyla dikkati çeken Yıldızkoy, Gökçeada’nın en güzel ve akıllarda en çok yer eden koylarından bir tanesidir.

 

Yenibademli höyük

Yapılan çalışmalarda höyüğün günümüzden 5 bin yıl öncesine varan bir geçmişi olduğu bilinmektedir. Höyük aynı zamanda Gökçeada’nın ilk sistemli arkeolojik kazısı olma unvanını taşımaktadır.

 

Karayolları Çeşmesi

Gökçeada’ya gidip piknik yapmadan dönmek istemeyenler için Karayolları Çeşmesi ideal bir yer. Zeytin ağaçlarıyla çevrili bu dinlenme alanında ormanlık arazi de güzel bir görüntü sergiler.

 

Marmaros Şelalesi

Araçla gitmenin mümkün olmadığı yolun sağ tarafında ormanın içerisinde yer alan ve ancak patika bir yoldan yaya olarak gidilebilen şelalede kış aylarında coşkun bir şekilde su akmasına rağmen yaz aylarında su miktarı iyice azalmaktadır. Şelale, doğayla baş başa olmak ve trekking yapmak isteyenler için bulunmaz bir fırsat sunar.

laz-koyu

Laz Koyu

İrili ufaklı birçok koyun bulunduğu adanın en güzel koylarından birisidir Laz Koyu… Araçların plaja kadar inmesinin mümkün olmadığı koy, doğal yapısı ve güzelliğiyle hoşça vakit geçirilecek kumsallardandır.

aydincik-sahil

Aydıncık (Kefalos) sahili

Yaz aylarında adanın en gözde plajlarından biridir. Özellikle Tuz Gölü’ne yakın olması bu sahili daha da ilgi çekici kılıyor. Aydıncık sahili, kamp yapıp çadır kurmak isteyenler ve rüzgâr sörfü tutkunları için ideal.

 

Tuz Gölü

Yaz aylarında suyunda yaşanan çekilme ile Tuz Gölü’nde siyah renkli çamur oluşumu gerçekleşir. Çamur içerdiği kimyasallar sayesinde sedef hastalığına ve kireçlenmelere iyi gelmektedir.

kayamezari

Kaya mezarı

Kaya içine oyulmuş olan iki kişilik mezarın hangi dönemden kaldığı tam olarak bilinmese de Roma dönemine ait olduğu tahmin edilmektedir.

 

Kuzulimanı

Liman adanın anakaraya ulaşımını sağlayan gemilerin yanaştığı yerdir. Adaya yaklaştığınızda belleğinize ilk orası kazınır. Bu özelliğinin yanında plajı sayesinde adanın gözde mekânlarını barındırır, plaj voleybolu ve diğer aktivitelere ev sahipliği yapar.

 

Kaşkaval Burnu (Peynir kayalıkları)

Karadan görülmesi mümkün olmayan burun ilginç kaya oluşumlarıyla dikkati çeker. Kaşkaval Burnu adanın hatırda kalabilecek görsel güzelliğe sahip doğal oluşumlarından bir tanesidir.

 

Sürprizlerle dolu Bozcaada

Bozcaada, Gökçeada’ya nazaran daha küçük bir ada olmasının yanında birçok sürprizi içinde barındırır. Bağ evleri, kumsalları, ışıl ışıl denizi, hoş kokulu tepeleri ve eşsiz yemekleriyle tatilcilere keyif dolu bir dünyanın kapısını aralar. Adada pansiyonlarda konaklama imkânı bulabilirsiniz.  Türkiye’de yat limanından denize girilebilen tek yer olma özelliğine de sahip Bozcaada’da, dalış, tekne gezisi yapılabilir ve balık avlanabilir. Bütün bunların yanında birçok tarihi eseri bünyesinde barındıran ada sizi geçmişe doğru bir yolculuğa çıkaracaktır.

 

Taşı toprağı tarih

Bozcaada, doğal güzelliğinin yanı sıra tarihle iç içe bir tatil vadediyor. İşte görülmeden dönülmemesi gereken mekânlar:

 

Bozcaada Kalesi

Adaya feribotla yanaşırken ilk olarak dikkatinizi Bozcaada Kalesi çeker. Yüzyıllar boyunca istilalara uğramış, sayısız kez kuşatılmış olan adada böyle bir kale inşa edilmesi hiç de şaşırtıcı değil!

Benzer İçerikler

Yazar hakkında

Yorum Ekle