Bir şey değişir, her şey değişir. Tıpkı kelebek etkisi gibi

Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1980, Zonguldak ili Devrek ilçesinde doğdum. İlk ve orta öğretimimi Zonguldak Ereğli’de, yüksek öğrenimimi ise Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Makine Mühendisliği bölümünde tamamladım. Tesisat sektörü ile tanışıklığım daha öğrencilik yıllarımda İstanbul’da bulunan büyük bir AVM projesinin şantiyesinde yarı zamanlı çalışmakla başladı ve hala da devam etmektedir. Tesisat uygulama bölümünde başlayan iş yaşamıma belli bir süre sonrasında tasarım tarafında devam etme kararı aldım ve yaklaşık 10 yıldır da Beta Teknik firması ile birlikte yüzlerce proje geliştirdik. Evliyim ve Enes Doruk isminde de bir oğlum var.

 

Kendinizi nasıl tanımlarsınız?

 

Hayatı planlı, organize ve disiplinli yaşamayı seviyorum. İş yaşamında olduğu gibi özel yaşamımda da ahlaki ve etik değerler benim için oldukça önemli. Bunun yanında spor yapmaya, okumaya, gezmeye, aileme ve dostlarıma vakit ayırmaya özen gösteriyorum. Uzun senelerdir düzenli olarak katıldığım halı saha maçlarım ve oğlum ile geçirdiğim oyun saatleri vazgeçilmezlerimdir.

 

Türk Tesisat sektörü hakkında görüşlerinizi alabilir miyiz?

 

Gelişen Türk inşaat sektörüne paralel olarak Tesisat sektörünün de bilgi birikimi, tecrübe vb konularda oldukça ileri seviyelere ulaştığını düşünüyorum. Özellikle büyük ölçekli uygulamalarda dünya standartlarında projeler yapıldığını ve uygulandığını söyleyebilirim. Elbette bununla birlikte gelişime açık olduğumuz alanlarda yok değil. İnşaat alanında dünyada iş yapan büyük Türk firmaları bulunmaktadır. Tasarım anlamında da bizlerin amacı daha çok sayıda kurumsal kimliğe sahip firma meydana getirmek ve dünyanın değişik ülkelerinde büyük ölçekteki projelerin tasarımlarını yapmak ve bu konuda aranan firmalar olmaktır.

 

Tüm projelerde mimari, statik, mekanik ve elektrik disiplinleri şu anda birlikte çalışıyorlar sizce istenilen yerde miyiz?

 

Bu konu ile ilgili olarak genelde nitelikli yapılarda koordinasyon anlamında bütün disiplinlerin bir arada çalışmalarını gayet başarılı buluyorum. Çünkü nitelikli projelerde proje yönetim firmaları ile birlikte çalışıyoruz ve işveren işe daha profesyonel yaklaşmaktadır. Fakat standart projelerde aynı özenin gösterilmediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Yani bu konuda en büyük sıkıntı eğer koordinasyon için gerekli süreç oluşturulmamasıdır. Özellikle son yıllarda ve önümüzdeki gelecekte BIM tabanlı yazılımların kullanılması ile bu konuda ortaya çıkan sorunlar tamamen ortadan kalkacaktır diye düşünüyorum.

 

Projeleriniz hakkında bilgiler verebilir misiniz, sistemleri nasıl çözdünüz?

 

Mesleğe başladığım andan itibaren bir sürü proje içerisinde yer aldım. Farklı tür ve ölçeklerde projelerin tasarımında yer aldım. Alışveriş merkezi, otel, hastane, ofis, konut, kültür merkezi, data center, fabrika, eğitim yapıları, spor tesisleri gibi. Bunlardan en önemlilerinden bir tanesi Zorlu Center Karma Kullanım Projesi diyebiliriz. Projede alışveriş merkezi, kültür merkezi, ofis, konut, otel gibi farklı kullanım amaçlarına sahip yapılar bulunmaktadır. Projede ısıtma ve soğutma sistemi için merkezi su soğutmalı chiller grupları ve kazanlar kullanılmıştır. Toplam soğutma kapasitesi yaklaşık 30MW, ısıtma kapasitesi ise 26MW’dır. Havalandırma için ısı geri kazanımlı klima santralleri kullanılmıştır. Otopark havalandırma ve duman kontrol sistemi kanallı olarak tasarlanmıştır. Binada yağmur suyu hasadı yapılmıştır. Ayrıca binada yer alan gri sular toplanmış ve arıtıldıktan sonra tekrar kullanılmaktadır. Bunun dışında yapıda birbirinden farklı kullanım amaçları bulunan yapılar olduğundan yükler sürekli olarak değişken olmaktadır. Bu konuda chiller cihazlarının en verimli noktasında çalışabilmesi amacı ile otomasyon sisteminden faydalanılmış olup, cihaz verim değerleri(EER) 11’lerin üzerine çıkmaktadır. Yazılım ile sistemde yer alan cihazların en verimli noktasında çalışması sağlanmaktadır. Bunun dışında şu an devam etmekte olan başka nitelikli bir projemizde deniz suyundan faydalanarak ısı pompası sistemi ile ısıtma ve soğutma yaparak çözümlüyoruz. Yapıda ayrıca diğer yenilenebilir enerji kaynakları da kullanılmaktadır.

 

 

Enerji verimliliği hakkında düşüncelerinizi almak isteriz.

 

“Dünya bize atalarımızdan miras çocuklarımızdan emanettir” sözünden aldığımız ilhamla hareket etmemiz gerekir. Bu anlamda sistem tasarlayıcısı mühendis olarak bize düşen görevler ve sorumluluklar çok daha fazla. Mekanik sistemler tasarlayan firma olarak; tasarladığımız tüm sistemlerin; mevcut şartlar içinde maksimum enerji verimliliği ve minimum işletme giderleri ile çalışacak sistemler olarak işverene sunulmasına özen gösteriyoruz. Bunun için ana cihazların enerji verimlilik sınıfları yüksek olmasına, belli bir sınıfın altında kalmamasına, kanal ve boru izolasyonlarına vb teknik konulara özen gösteriyoruz. Yatırım maliyetleri vb kriterlerde dikkate alınarak en fizible sistem seçilip uygulamaya çalışıyoruz.

Elbette bu konu daha da geliştirilebilir bir konu ülkemizde, son yıllarda uygulamaya konulan enerji yöneticiliği vb. yenilikler oldukça olumlu gelişmeler. Bunların daha da artarak, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının desteklenerek ve yaygınlaştırılarak devam etmesi yönünde bizlerinde çalışmaları devam etmektedir.

 

Akıllı binalar hakkında neler söyleyeceksiniz?

Akıllı binalar enerji verimliliğini artırmak üzere, binanın enerji harcamalarının otomatik kontrol edildiği sistemlerdir. Dolayısıyla akıllı binanın en önemli görevi, kullanıcı konforundan ödün vermeden binanın enerji harcamalarının en az düzeyde olmasını sağlamaktır. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplam enerjinin çok önemli bir oranı binalarda kullanıcı konforunu sağlamak üzere ısıtma, klima, havalandırma ve aydınlatma amaçlı kullanılmaktadır. Bu oranlar ülkemiz için yaklaşık olarak %30-40 civarındadır. Biz mühendisler olarak amacımız tasarladığımız projelerde bu enerjiyi minimuma indirecek enerji verimli, akıllı ve konfordan ödün vermeyen binalar tasarlamaktır.

 

Sektör Derneklerinin çalışmalarına katılıyor musunuz?

Sektör derneği olarak TTMD ve MMO seminer, çalıştay ve yayınlarını yakından takip ediyorum. TTMD’nin sektör ile ilgili çalışmalarının etkin ve faydalı olduğuna inanıyorum.

 

Üniversite sanayi iş birliği konusunda alınan yol ve tavsiye edeceğiniz neler olabilir?

Sektörde özellikle üretim ağırlıklı çalışan belli ölçekteki firmalarda bu konunun daha iyi boyutta ilerlediğini, belli noktalara geldiğini biliyoruz. Benimde kişisel olarak önemsediğim ve desteklediğim bir konudur, bu konuda emek veren tüm üniversite ve kurum kadrolarına teşekkür etmek isterim. Bu tip çalışmaların proje firmalarında da yaygınlaşması gerektiğine inanıyorum, enerji verimliliği vb. spesifik alanlarda güzel projeler üretilebileceğini düşünüyorum.

Bununla birlikte gelecekteki meslektaşlarımıza tanıtım günleri, staj programları vb. çerçevelerde daha üniversite yıllarında ulaşmak; ilerde olmak istedikleri sektörleri bilinçli bir şekilde seçmeleri konusunda onlara yol göstermek, bilgi ve tecrübelerimizi paylaşmak her zaman mutlulukla yerine getirmek isteyeceğimiz bir görevdir. Bununla birlikte doğru kurgulanmış staj programları ile bizde beraber yol alacağımız arkadaşlarımızı çekirdekten yetiştirmek, onların da firmalarımıza katacakları dinamik ve taze enerjiden payımıza düşeni almak isteriz elbette.

 

Meslekte, elinizde bir sihirli bir güç olsa gerçekleştirmek istediğiniz nedir?

Elimde sihirli bir güç olsa meslekten önce genel hayatımız ile ilgili olarak bu gücü kullanmak isterim. İçinde bulunduğumuz günlerde dünya ve Türkiye’de karışıklıklar bulunmaktadır. Tüm dünyaya barışı getirmek isterdim.

Bir şey değişir, her şey değişir.

Tıpkı kelebek etkisi gibi…

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Benzer İçerikler

Yazar hakkında

Yorum Ekle